İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/324 K.2012/5384

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2012/324Karar2012/5384Tarih9 Nisan 2012Okuma5 dk · 1.031 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/324 E., 2012/5384 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.031 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, dava dilekçesinde ... köyü 307 ve 308 parsellerin 60-70 yıldır davacılar ve miras bırakanlarının zilyetliğinde olduğunu, yörede 1963 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edilen taşınmazların dava sonra tescil harici bırakıldığını, taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazların davacılar adına tescilini istemiştir.

Yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Davuttepe köyü 307 ve 308 parsel sayılı taşınmazlar, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği. 307 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi Halil Mutlu, ... ve davacılardan ...’nun da taraf olduğu tapulama mahkemesinin 1995/42-1971/119 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olduğundan tespit dışı bırakılmasına karar verildiği,

yine, aynı şekilde 308 parsel sayılı taşınmazın da Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/246-1972/158 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmasına kara verildiği ve Mersin 4. Asliye hukuk mahkemesinin 1996/1007-1997/1136 sayılı kararıyla Hazine tarafından el atmanın önlenmesi ve kal talebiyle açılan dava sonucunda davacılardan ..., ..., ... ve ...’un 308 parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 13.05.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi işlemi 1963 yılında yapılmıştır.

Mahkemece yapılan keşifte, dava konusu yerlere 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, 307 ve 308 parsel numaraları verilerek, Hazine adına tespit tutanaklarının düzenlendiği, Orman Yönetiminin itirazı üzerine 307 parsel sayılı taşınmazın tapulama mahkemesinin 1995/42-1971/119 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olduğundan, o tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Devlet Ormanı olarak tespit harici bırakıldığı, 308 parsel sayılı taşınmazın aynı şekilde Mersin 2. asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/246-1972/158 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmasına kara verildiği anlaşılmaktadır.

1982 Anayasasının 138/4. maddesinde "Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez", 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin "Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler" başlıklı 23. maddesi ile bu yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin aynı başlığı taşıyan 26. maddesi şu şekildedir;

Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler

Madde 26- Orman kadastro komisyonlarınca;

a) 6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre, orman sayılan ve eskiden beri Devlete ait olduğu bilinen ormanlar, orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 sayılı Kanunun 17'nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,

b) Yürürlükten kaldırılmış 3116 sayılı Kanununun geçici 1'nci maddesine göre kamulaştırılmış ormanlar,

c) 4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş veya Devletleştirilmeye tabi ormanlar,

d) 6831 sayılı Kanununun 3'üncü maddesine göre orman rejimine alınmış yerler,

e) 6831 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerler,

f) 6831 sayılı Kanunun 24'üncü maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerler,

g) Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerler,

h) Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,

ı) Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahalar,

j) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar,

Devlet ormanı olarak sınırlandırılır.

4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.

Bu gibi yerlerin orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiğinde orman sınırları içine alınarak haritasına işlenir. Arazide orman sınırları buna göre düzeltilir. Tutanak defterinin sırası gelmiş sayfasında da durum etraflıca izah edilir.".

Görüldüğü gibi, 1986 tarihli Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının (G) bendi ile 2004 tarihli Yönetmeliğin 26. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde "Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı" hükümlerinin bulunduğu,

yine sözü edilen 2004 tarihli yönetmeliğin 26. maddesinin ikinci fıkrasında "4785 sayılı Yasa ile Devletleştirilmiş ormanlar ile 3116 sayılı Yasanın geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış ormanların, 6831 sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yerlerin 13. maddesinin (B) bendi hükmüne göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerlerin ve 24. maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerlerin ve Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin,

Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahaların, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların, orman rejimine girmiş sahalar olmaları nedeniyle, bu yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması, bu nitelikteki taşınmazların orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.".

Bu hükümler gözönünde bulundurulduğunda, somut olayda; kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazların, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve yörede yapılacak orman kadastrosunda

dava konusu taşınmazların orman sınırı içine alınması gerektiği, o yerde yapılacak orman kadastrosunda dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılsa dahi, bu durum o yerin hukuken orman olma konumunu değiştirmeyeceğinden, yeniden orman kadastro komisyonlarınca her zaman orman sınırı içine alınabileceği, bu gibi taşınmazların o yerde orman kadastrosunun yapılmasından önce ya da sonra Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir Yasa hükmü bulunmadığı,

Anayasanın 169. maddesine göre, ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği, Orman Yönetimi "Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin" orman niteliği ile Hazine adına tescilinin her zaman istenebileceği gibi mahkeme kararıyla orman sayılan yer olduğu belirlenen taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapıldığı ve kesinleştiği 13.05.1993 tarihinden dava tarihi olan 16.07.2009 tarihine kadar 20 yıllık sürenin de geçmediği gözönünde bulundurularak gerçek kişilerin tescil davasının reddine karar verilmiş olması doğru olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve

yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 09/04/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/324, K. 2012/5384, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/324
Karar No
2012/5384
Tarih
9 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/325 K.2012/5386
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/326 K.2012/5377
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/326 K.2012/6509
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/327 K.2012/5376
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/328 K.2012/4527
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/328 K.2012/5378

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.