KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/8601 E., 2012/13676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Yörede 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... Köyü 1958 parsel sayılı 346,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz, bağ yeri vasfıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesbit edilmiş olup halen tapuda adlarına kayıtlıdır. Davacı ... Yönetimi vekili, ... Köyü 1958 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısmının davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini, orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların taşınmazlara vaki müdahalelerinin önlenmesni istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 06.01.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dava dosyası incelendiğinde çekişmeli 1958 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinin ... , ..., ..., ..., ..., ... , ... ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ... ... olduğu görülmüştür. Ancak, davacı ... Yönetimi, dava dilekçesinde ... , ... , ... ..., ... ve ... ...'ı davalı olarak göstermemiştir.
Her ne kadar davada, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının malik hanesinde ismi bulunmayan bir kısım şahıslar davalı sıfatıyla yeralmışlar ise de; dosya içersinde tapu maliklerine ait nüfus kayıtları ve veraset ilamı bulunmadığından, davada taraf olarak gösterilmeyen ... , ... , ... ..., ... ve ... ... ile bağlantıları bulunup bulunmadıkları anlaşılamamıştır.
Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davaları tapu kaydında malik olarak görünen kişiler, bu kişiler ölü iseler mirasçıları aleyhine açılır ve yürütülür. Mahkemece nüfus kayıtları getirtilerek bu yönde bir araştırma yapılmadan dava dilekçesinde belirtilen şahıslar nezdinde davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; tapu malikleri ... , ... , ... ..., ... ve ... ...'ın tüm mirasçılarını da gösterir aile nüfus kayıt tablolarının ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilerek, adı geçen şahısların sağ olup olmadıkları tesbit edilmeli, sağ iseler kendilerine tebligat yapılarak, şayet ölü iseler mirasçılarının tamamının davada taraf olarak gösterilip gösterilmediği belirlenmeli, taraf olarak gösterilmemiş iseler kendilerine dava dilekçesi ekli usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmalıdır,
Aynı zamanda dava, kesinleşen orman kadastrosu kapsamında tapu iptali ve tescil davası olduğundan, davalılar tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığı araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarının oluşumuna esas teşkil eden kadastro tutanak kayıtları ve belgeler ilgili yerlerden getirtildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin mahkemece ... şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/8601, K. 2012/13676, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama