KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/10098 E., 2014/1552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ile ..... ve .... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, Sarılar Köyü sınırları içinde yer alan ve tapulama sırasında tesbit dışı bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir parça taşınmaza davalının haksız yere müdahale ederek kullandığı ve üzerinde ev yaptığını ileri sürerek müdahalesinin men’i ve taşınmaz üçerindeki evin kal’i istemiyle dava açmıştır. Davalı ve karşı davacı ..., taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, Hazinenin davasının reddine, ...’in davasının kabulü ile 19.4.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 2.993,78 m²'lik alan içinde bulunan ve Hazine adına imar yolu ile tapu kaydı oluşan;
a) 458 ada 6 nolu parselin 40,87 m²'lik
b) 467 ada 3 nolu parselin 219,00 m²'lik
c) 468 ada 5 nolu parselin 52,10 m²'lik
d) 468 ada 6 nolu parselin 0,21 m²'lik kısımlarının ve
e) 467 ada 1 ve 2 nolu parselin tamamının Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 nolu hüküm bendi kapsamı dışında kalan ve fakat krokide (A) harfi ile gösterilen 2.993,78 m²'lik alan içinde bulunan (Hazine adına kayıtlı olmayan) kısımlar üzerinde davacı ...'in zilyetlik ve mülkiyet hakkı olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm Hazine ve zilyetliğin ve mülkiyetin tesbitine karar verilen alan içinde kalan 467 ada 3 ve 6 sayılı parsellerin malikleri ..... ve .... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili, müdahalenin men’i ve kal istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 23.09.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu daha sonra 09.07.2012 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1965 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz çalılık niteliğiyle tapulama harici bırakılmıştır.
1) ..... ve ....'in temyiz itirazları bakımından;
Her ne kadar, çekişmeli 467 ada 3 ve 6 sayılı parsellerin malikleri olan ..... ve .... tarafından hüküm temyiz edilmiş ise de, temyiz edenlerin davanın tarafı olmadıkları, hüküm ise, ancak davanın taraflarınca temyiz edilebileceğinden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında görülen tescil, müdahalenin men'i ve kal davasının yapılan yargılaması sırasında yörede imar uygulamasının yapıldığı, imar uygulamasında davalı taşınmazın yukarıda
belirtilen ada ve parsellere ifraz edildiği, kısmen de haritada imar yolu olarak ayrıldığı, imar uygulamasında 458 ada 6, 467 ada 1, 2 ve 468 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin Hazine adına, 467 ada 3 sayılı parselin ...., 467 ada 6 sayılı parselin ..... adına tapuya tescil edildiği ve imar uygulamasının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmazlar ile .... adına tescil edilen 467 ada 3 sayılı parsel yönünden tapu iptali ve tescil, dava dışı diğer kişiler adına kaydedilen taşınmazlar yönünden ise davacının zilyetlik ve mülkiyet hakkının tesbitine karar verilmiştir.
Ne var ki, zilyetliğin ve mülkiyetin tesbitine karar verilen alan içinde kalan 467 ada 3 ve 6 sayılı parseller ..... ve .... adlarına tapuya kaydedildikleri halde bu kişiler davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf teşkili, dava şartlarından olup mutlak bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/10098, K. 2014/1552, 10 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama