İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1559 K.2013/3235

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2013/1559Karar2013/3235Tarih25 Mart 2013Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/1559 E., 2013/3235 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2013
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında ..... Köyü 106 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yer belirtmesi yapılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazların Nisan 1977 tarih 2 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Orman Yönetimi, 106 ada 1, 3, 4 ve 24 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.

Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 106 ada 1, 3, 4 ve 24 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 106 ada 20, 17, 11 ve 6 sayılı parseller hakkında daha önce verilip kesinleşmiş hüküm bulunduğundan, bu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmıştır.

Mahkemece, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir.

Dava konusu olan 106 ada 6, 11, 17 ve 20 sayılı parsellerle ilgili daha önce Orman Yönetimi ve Hazine arasında görülen mahkemenin 2007/686, 785, 786 ve 787 sayılı dosyalarında hükme esas alınan ve orman bilirkişi Yunus Şahan tarafından düzenlenen rapora ekli 1956 tarihli memleket haritasının kadastro paftası ile çakıştırılması ile bu dosyada hükme esas alınan orman bilirkişi Ümmügülsüm Yorulmaz tarafından düzenlenen rapora ekli 1956 tarihli memleket haritasının kadastro paftası ile çakıştırılmasının farklı olduğu, çakıştırmalarda kuzey-güney yönlü kaydırmaların göründüğü,

iki rapor arasında çelişkiler olduğu halde bu çelişki giderilmeden karar verildiği gibi, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda ise, eski tarihli memleket haritasında dava konusu 1, 17 ve 24 sayılı parsellerin geniş yapraklı ve ibreli yapraklı yeşil renkli ormanlık alanda, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 11, 12, 13, 16, 18, 20 ve 21 sayılı parsellerin kısmen iğne yapraklı yeşil renkli alanda, kısmen açık alanda kaldıkları, 8, 9, 10, 14, 15, 19, 22, 23 ve 25 sayılı parsellerin beyaz renkli alanda kaldığı, ancak orman içi açıklık niteliğinde olduğu, sonuç olarak bütün taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir.

Oysa ki, taşınmazların konumlarına göre 1956 tarihli memleket haritasında dahi görülen yol ve derelere sınır oldukları dikkate alındığında, dört taraftan ormana komşu olmamaları nedeniyle orman içi açıklığı olarak nitelendirilmeleri mümkün olmadığı gibi, yapılan keşif ve uygulama ile de, taşınmazların Eylül 318 tarih 15 sayılı tapudan gelen Nisan 1977 tarih 2 sayılı kaydı kapsamında kaldığı bildirildiğine göre, tapulu yerlerin orman içi açıklığı olarak değerlendirilmesi zaten mümkün değildir.

Belirtilen nedenlerle, orman bilirkişi raporu çelişkili ve yetersiz olup hükme esas alınamaz.Diğer taraftan, dava konusu taşınmazlar öncesi orman olduğu kabul edilerek 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve Orman Yönetimi de bu işleme itiraz ettiği halde, Orman Yönetiminin itiraz ettiği parseller yönünden davanın 2/B uygulamasına itiraza ilişkin olduğu gözönünde bulundurularak taşınmazların bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediği konusunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.

O halde;

Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri, revizyon görmüşse revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi,

bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;

dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip,

dava konusu taşınmazların hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazların hangi maddî ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığı raporunda açıklamalıdır.

Bu şekilde yapılacak araştırma sonucunda, taşınmazların bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği belirlendiği takdirde, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olmasına bakılmaksızın Orman Yönetiminin davası reddedilmelidir.

Ayrıca, dayanak tapu kaydı yöntemince zeminde uygulanarak sınırları belirlenmeli, eski tarihli belgelerde orman olmayan ve tapu kapsamında kalan taşınmazlar yönünden başka bir araştırmaya gerek kalmadan dava kabul edilmeli, kayıt kapsamında kalmayan taşınmazların zilyetlikle kazanılıp kazanılmayacağı üzerinde durulmalı, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve davacı gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/1559, K. 2013/3235, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1559
Karar No
2013/3235
Tarih
25 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/1559 K.2013/2425
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/1559 K.2013/2674
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/1559 K.2013/4012
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/1560 K.2013/4137
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/1560 K.2013/1776
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/1560 K.2013/4383

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.