İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2079 K.2013/7250

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/2079Karar2013/7250Tarih27 Haziran 2013Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/2079 E., 2013/7250 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Pirili Köyündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.

Hazine, çekişmeli yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle karşı talepte bulunmuştur.

Mahkemece, davacı ...’ın davasının kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 39085 m² ve (B) ile gösterilen 1372 m² yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliği ile davacı ... adına tapuya tesciline, Hazinenin karşı davasının reddine karar verilmiş; hüküm davalı - karşı davacı Hazine ve davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/10/2008 gün ve 2008/ 8247- 13272 sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle özetle: [Çekişmeli taşınmazlar, 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tespit harici bırakılmış ise de, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5 - 15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, komşu taşınmazların bu nitelikte olduğu keşif sırasında hâkim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı,

bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı, bu yerlerin bitişik ormanın devamı olması nedeniyle ormana bitişik çalılıkların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1955 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı,

dava konusu taşınmazın Toros Dağlarının güney yamacında bulunduğu, bu bölgede konumları aynı olan birçok taşınmaz hakkında 2000 yılından sonra Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından ...

Baraj Gölü üzerine Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımına başlanması ve Adana İl merkezinden bu ormanlara ulaşım olanağının doğması ile birlikte yüzlerce tescil davası açıldığı, bir dava dosyasında davacı olan kişinin bir başka dosyada tanık ya da bilirkişi olarak dinlendiği ya da bir dosyada tanık ve bilirkişi olarak görev yapan kişinin başka bir dava dosyasında davacı konumunda olduğu, ....Asliye Hukuk Mahkemesince aynı bölgede ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararları, bu gerekçelerle bozan Daire kararlarına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün ve 2005/241 E.- 546 K;

22.05.2007 gün ve 2007/139 E. - 148 K., 22.05.2007 gün ve

2007/132 E. - 149 K.. 2007/133 E. - 152 K. ve 2007/136 E. - 147 K. sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün ve 2006/20 - 814 E.- 822 K.. 23.01.2008 gün ve 2007/20 - 966 E. - 19 K.. 28/05/2008 gün ve 2008/20 - 393 E. - 403 K..

2008/20 - 394 E. - 404 K. ve 2008/20 - 395 E. - 405 K. sayılı kararları ile yine diğer konudaki diğer üç kararının H.G.K.'nun 09.07.2008 gün ve 2008/20 - 486 E.- 487 E.- 488 E. sayılı kararları ile Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, Karaisalı İlçesinden bu bölgede temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere ...

Köylerindeki ormanları içine alan ...Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu: ... Baraj Gölü, ... Yolu, Kuzeyi: Makam Sırtı - Cümbüşün ...Tepe - ... Dağı - ... - .... Dağı -... Koca Tepe - ... Mahallesi - ... Yolu, Güneyi: ... Baraj Gölü - ...

Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların "sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı" davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu Sürekli Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikte belirtilen koşullardan;

1) ... Baraj Gölü kenarında ve ... Barajının su toplama havzası içinde olması, 2) Halen Adana Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması, 3) ... Baraj Gölünün ve nehrin dolmasının engellenmesi,

4) Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların çevre sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince KIRIKLI - DÖRTLER MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasının gerektiğinin" bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun,

Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı "oluru" ile kabul edilerek DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği muhafaza ormanına ayırma işleminin yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilân edildiği,

muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde "muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir" şeklinde açıklamalarda bulunulduğu,

6831 sayılı Kanunun 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukukî konumda oldukları H.G.K.nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8 – 542 E. - 893 K. sayılı kararında "orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının" kabul edildiği,

milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına o taşınmazı orman rejimi içine alma işlemi olduğundan, tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların o yerde yapılıp kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa ya da o yerde hiç orman kadastrosu yapılmamış olsa dahi "orman niteliğinin devamı" başlıklı 1984 tarihli Yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli Yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde "6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki;

yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar." hükümleri gereğince orman sayılacağı, ...

Baraj Gölü su toplama havzası ve koruma sahasında kalan bir taşınmazın tek başına korunacak yer niteliklere sahip olmadığından, gölün çevre ve ekolojik değerler ile birlikte bir bütün olarak korunmasının esas alacağı, somut olaya bu açıdan bakıldığında, ... Baraj Gölünün çevresinin bir bütün olarak muhafaza ormanı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ve ihya ile zilyetlik yolu ile kazanılma

olanağının da bulunmadığı, bu gerekçelerle davacı kişilerin tescil davasının reddine karşı davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu"na değinilmiştir.

Bozma sonrası, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kararıyla... Köyü, ... İli, ... İlçesine alınmış olduğundan, mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş; yargılamaya, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde devam olunmuştur. Orman Yönetimi, 27.04.2010 günlü duruşmada dava konusu edilen taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir.

Adana Asliye Hukuk Hakimliğince, davacının davasının reddine; Hazine ve Orman Yönetiminin karşı tescil davasının kabulüne ve 01.04.2007 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 39085,19 m² ve (B) ile gösterilen 1372,10 m²’lik alanların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından (A) ile işaretli taşınmazın yüzölçümü yönünden temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1955 yılında genel arazi kadastrosu yapılmış, dava konusu taşınmazlar bitişiğindeki ormanlarla birlikte kadastro paftasında çalılık niteliğiyle tespit harici bırakılmıştır. Bölgede orman kadastrosu çalışmaları yapılmamıştır.

Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak fen bilirkişi ...’nun 21.06.2004 günlü raporunda her ne kadar (A) bölümü 40751,19 m² olarak açıklanmış ise de, hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna göre ölçü, tersimat ve yüzölçüm hesaplarının paftasına sayısal koordinatları ile tersimat yapılabilecek şekilde düzenlenerek oluşturulan kroki sonucu (A) ile gösterilen taşınmazın yüzölçümünün 39085,19 m² olarak belirlendiği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/2079, K. 2013/7250, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2079
Karar No
2013/7250
Tarih
27 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/2079 K.2013/3571
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/2080 K.2013/7025
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2081 K.2013/7245
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/2081 K.2013/9511
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/2082 K.2013/4219
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2082 K.2013/6560

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.