İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2654 K.2013/6888

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/2654Karar2013/6888Tarih18 Haziran 2013Okuma4 dk · 864 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/2654 E., 2013/6888 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

864 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ..., 23.03.2009 tarihli dilekçesiyle, .... Köyü 76 sayılı parselin tapuda kendi adına olduğu, satın aldıkları tarihte tapu kaydında her hangi bir kısıtlama olmadığı halde, Orman Yönetimin açtığı tapu iptal tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4464 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2003 gün ve 2001/484 - 936 sayılı, yine Hazine tarafından parselin kısmen kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek, bu bölümünü tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle açılan davanın kabulüne, 76 sayılı parselin tapu yadının iptaline ve 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2008 gün ve 2006/347-201 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, tapuya güven ilkesi gereğince edindikleri taşınmazın tapusunun iptali nedeniyle zarara uğradıkları, şimdilik 75.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanunî faiziyle birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tapu kaydını iptaline ilişkin mahkeme kararlarından önce tapu kaydını beyanlar hanesinde taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı yönünde şerh bulunduğu bu nedenle 1007 madde hükmüne göre açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle hüküm Dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/12/2011 gün, 2011/5890 E - 14620 K sayılı kararında özetle: "Mahkemece, davacıya ait tapu kayıtlarının iptali istemiyle dava açıldı tarihte tapu kaydının beyanlar hanesinde orman şerhi bulunduğu,

bu nedenle Medenî Kanunun 1007. madde hükmü gereğince açtığı tazminat davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, tapu kaydının beyanlar hanesine orman ile ilgisi olduğuna ilişkin şerh, taşınmazı davacının satın aldığı 17.03.1997 tarihinden çok daha sonra 31.08.2006 tarihinde yazıldığı gibi, tapu sicilinin tutulmasını üzerine alan Devlet, tapu siciline tanınan güvenden ötürü, hak durumuna aykırı kayıtlardan doğan tehlikeyi de üstlendiği,

tapu sicil müdürü ya da memurunun kusuru olsun olmasın, tapu sicilinin tutulmasında kişilerin çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olmasının yeterli olduğu, kusurun varlığı ya da yokluğunun Devletin sorumluluğu için önem taşımadığı, sadece Devletin memuruna rücuu halinde, iç ilişkide etkisi söz konusu olacağı, bu sorumluluk türünün, Borçlar Kanununun 41 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile ilgisi bulunmadığından, Borçlar Kanununun 60. maddesindeki zamanaşımı kurallarını uygulama imkanında bulunmadığı, T.M.K.'nun 1007. maddesine dayanılarak açılan davalar için ayrıca zamanaşımı öngörülmediğinden,

Borçlar Kanununun 108. maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağı gözetilmemiştir.

Diğer taraftan, Mülkiyet Hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan kanunlarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Kanun ile değişik, Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır.

Davanın niteliğine göre, öncelikli konu, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin hesaplanması olup, arazi niteliğindeki taşınmaz başka deyişle tarım alanlarında net gelir esas alınarak, arsa niteliğindeki taşınmazlar içinde emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilerek, tarafların iddia ve savunmaları sorulup, delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır." denilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili tarafından 6292 sayılı Kanundan faydalanmak amacı ile bu kanun kapsamında davadan feragat ettikleri, mahkemece henüz satış işlemi olmadığından feragat dilekçelerinin 6292 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyerek H.M.K. gereğince değerlendirme yapılarak aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, genel hükümlere göre yapılmış bir feragatlarının olmadığı, gerekçesi ile kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden incelenmesi istemiyle temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminata ilişkindir.

1985 yılında yapılıp 30.04.1987 tarihinde kesinleşen genel kadastroda .... mevkî 76 parsel sayılı 6566 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ....adına tesbiti itirazsız kesinleşerek, 01.05.1987 tarihinde ....adına tapuya kayıt edilmiş, 17.03.1997 tarihinde ...'ye satılmış, 31.08.2006 tarihinde 2651 yevmiye ile “Orman sınırları içinde kaldığı”na ilişkin şerh yazılmıştır.

Davacı vekili 28/06/2012 havale tarihli dilekçesi ile 6292 sayılı Kanun'dan faydalanmak amacı ile başvuru yapacakları için davalarından vazgeçtiklerini bildirmiştir. Davacı vekilinin dilekçesinde "davamızdan vazgeçmekteyiz" beyanı, maddi anlamda feragatın sonuçlarını doğuracak nitelikte bir beyan olmayıp, yapılacak başvuru nedeniyle 6292 sayılı Kanun anlamında davadan vazgeçmeyi ifade etmektedir.

Öte yandan, davacı vekilinin davadan vazgeçmeye dair beyanının 6292 sayılı Kanundan faydalanmak amacı ile şarta bağlı olarak yapıldığı, H.M.K.'nun m.309/4. fıkrasındaki "Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesine göre de davacı vekilinin dilekçedeki beyanının kayıtsız şartsız olmadığı anlaşıldığına göre, açıklanan hususlar gözönüne alınmadan davanın hakkın özünden vaz geçildiği şekilde yorumlanabilecek şekilde feragat nedeni ile reddine karar verilmesi doğru değildir.

Ancak, davacı vekilince karar vekâlet ücreti ve yargılama gideri ile sınırlı olarak temyiz olunduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

6292 sayılı Kanunun yargılama giderlerine ilişkin 9. maddesinin 5. fıkrasının dar yorumlanarak idarenin zorlaması ile 6292 sayılı Kanundan yararlanmak amacıyla davasından vazgeçen ya da vazgeçmek zorunda kalanların yargılama giderlerinden muafiyete ilişkin kanun hükmünden yararlanamayacağına ilişkin varılan sonuç da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/2654, K. 2013/6888, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2654
Karar No
2013/6888
Tarih
18 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/2654 K.2013/4032
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/2654 K.2013/15817
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/2654 K.2013/4713
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/2655 K.2013/6539
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/2655 K.2013/15818
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/2656 K.2013/15819

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.