KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/7546 E., 2014/588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Milas Kadastro Mahkemesi
- Tarihi
- 26/06/2013
- Numarası
- 2010/117 - 2013/13
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında G.. K.. 119 ada 11 parsel sayılı 5290.82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğinde, belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1286.53 m2'lik bölümünün orman niteliğinde Hazine, (A) harfli 4004.29 m2'lik bölümünün tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesininin 08/12/2009 tarih, 2009/5289- 7470 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle. "Raporu hükme esas alınan bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın yerinin orman kadastro haritası üzerinde basitçe gösterildiği, yeterli bir uygulamanın bulunmadığı, yörede ilk orman kadastrosunun seri usûlle ve hava fotoğrafı yöntemiyle yapıldığı, orman kadastrosu hangi yöntemle yapılmışsa mahkemece uyuşmazlığın çözümünde de o yöntemin uygulanması gerektiği halde, bu yönde inceleme yapılmadığı,
Dairenin iade kararı üzerine yapılan uygulamanın da taşınmaz sınırları ile orman sınır nokta ve hatlarının ayırt edilememesi nedeniyle denetlenemediği "açıklandıktan sonra" yeniden keşif yapılarak yörede ilk kez 1965 yılında yapılan orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların yöntemince uygulanması, yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde, tahdidin seri usûlle yapılmış olduğu gözetilerek yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritasındaki durumu da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 13/05/2013 tarihli ek rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 961.27 m2'lik bölümünün orman niteliğinde Hazine; (B) harfli 4329.55 m2'lik bölümünün tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1965 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması temyize konu dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece ilk kez kurulan hükümde çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1286.53 m2'lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı kabul edilerek bu bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Karar yalnızca Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş ve yönetimin istemi üzerine bozulmuştur.
Bu durum karşısında 1286.53 m2'lik yerin orman sayılan yerlerden olma olgusu kesinleşmiştir. Mahkemenin temyize konu kararında ise (A) harfli 961.27 m2'lik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmiştir. Sözü edilen yön gözetilerek evvelce verilen kararda esas alınan rapor gereğince hüküm kurulması gerekirken; kazanılmış hak ilkesini ihlal eder biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/7546, K. 2014/588, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama