İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/838 K.2014/249

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/838Karar2014/249Tarih9 Ocak 2014Okuma5 dk · 1.081 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/838 E., 2014/249 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ocak 2014
Mahkemesi
Düzce Kadastro Mahkemesi
Tarihi
15/11/2012
Numarası
2012/65-2012/75
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.081 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, 29.07.2008 tarihli dava dilekçesinde H..K.. 111 ada da 2 ve 6, 118 ada da 3, 123 ada da 4, 131 ada da 5 ve 138 ada da 7 nolu Devlet Orman olarak gösterilen alanlarda müvekkillerine ait taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazların uzun yıllardır kendileri tarafından meyve, fındık bahçesi ve tarla niteliğinde kullanıldığından kısmî ilân süresi içerisinde orman olarak yapılan tesbitlerinin iptali istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/06/2009 tarih ve 2009/8981 Esas - 2009/10467 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “ Yapılan yargılama sırasında orman kadastrosunun askı ilân tarihleri sorulup, davanın süresinde açılıp açılmadığı dahi araştırılmadan Kadastro Müdürlüğünün kısmî ilâna çıkartılan orman parselleri dışındaki kadastro parsellerine ait kadastro çalışmalarının henüz tamamlanıp ilâna çıkartılmadığına ilişkin cevabî yazısı davacı kişilerce yanlış yorumlanarak davayı süresinde açmadıklarından dolayı davalarından feragat ettiklerini, Kadastro Müdürlüğünde kadastro tutanakları üzerinde inceleme yapılarak düzeltme yapılmamış ise dava açacaklarını beyan etmeleri üzerine,

mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacılar tarafndan yapılan feragat beyanı hakkın özünden feragat niteliğinde değildir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, H..

K..131 ada 1 parsel için açılan davanın kabulüne, 123 ada 1 parsel yönünden davanın reddine, 122 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalılar M.. H.. ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.

Mahkemece, davanın 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulü ile taşınmazın (A, B, C, D ve E) harfi ile gösterilen ksımlarının ayrı ayrı davacılar adına tesciline,123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesi ile tesbit gibi tesciline ve 122 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik birleşen dosya davacısı A.. M..'nun açtığı davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.

Şöyle ki; dava konusu 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 14 hektar 5972,03 m2 olup hüküm kurulurken (A, B, C, D ve E) harfleri ile gösterilen yerlerin davacılar adına tesciline karar verilmiş, ancak, bu kısımların yüzölçümleri belirtilmediği gibi, (A, B, C, D ve E) harfleri ile gösterlen yerler dışında 131 ada 1 parselin geri kalan kısmı için de bir karar verilmemiştir. Dava kadastro tesbitine itiraz davası olup kadastro mahkemesinin sicil oluşturma zorunluluğu olduğundan infaza elverişli şekilde taşınmazın kişilere verilen kısımlarının yüzölçümleri belirtilmeli ve bu kısımlar dışındaki yerler hakkında da hüküm kurulması gerekmektedir.

Ayrıca, mahkemece, keşif sonucu alınan 20.10.2010 tarihli orman ve fen bilirkişilerince hazırlanan rapor ile 13.03.2013 tarihli ek orman ve fen bilirkişileri raporu arasında çelişkiler vardır. Şöyle ki; ilk raporda dava konusu 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazların (A, B, C, D ve E) harfleri ile gösterilen kısımlarının memleket haritası hava fotoğrafı ve orman tahdit haritasına göre yapılan incelemelere göre orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş olmasına karşın, aynı bilirkişiler tarafından alınan ek raporda aynı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Çelişkinin giderilmesi bakımından yeniden inceleme ve araştırma yapılması gerekmektedir.

Bu sebeple, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından,

yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, dava konusu taşınmazların orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişi ve müşterekleri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tesbiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı,

tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacıların belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmazlar dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtıkları bir başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tesbit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı görülmüştür.

Kabule göre de birleşen dosya davacısı A.. M.. tarafından kendi adına tesbit edilen 122 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin tesbitini istediği halde, mahkemece yapılan keşif sonucu bahsi geçen evin 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğundan bahisle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi kararı doğru değildir. Bu sebeple, davacının dava dilekçesinde 122 ada 23 parsel sayılı taşınmazı davalı göstermiş olması maddi hata kabul edilmeli ve 122 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 09/01/2014 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/838, K. 2014/249, 9 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/838
Karar No
2014/249
Tarih
9 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/839 K.2014/368
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/840 K.2014/253
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/841 K.2014/1088
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/845 K.2014/1106
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/846 K.2014/1099
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/848 K.2014/1101

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.