KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2013/8887 E., 2014/3031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 06/04/2013 gün ve 2013/174 – 4505 E. K. sayılı ilâmıyla ... v.d.'nin temyiz itirazlarının reddine, ... v.d.'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... vekili ile davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı gerçek kişiler, ayrı ayrı dava dilekçeleri ile ... Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, ... Köyü sınırları içinde zilyetlik ve tasarruflarında bulunan taşınmazlarının 104 ada 10 nolu orman parseli sınırları içine alındığını iddia ederek, adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, dava konusu 104 ada 10 nolu orman parseli sınırları içinde bulunan, bilirkişi raporuna ekli krokide işaretlenen bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davaların reddine ve 104 ada 10 nolu parselin tesbit gibi orman niteliği ile ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün davacı gerçek kişiler ... ve arkadaşları tarafından temyizi üzerine,
Dairenin 06/04/2013 gün ve 2013/174 – 4505 E. K. sayılı ilâmıyla [ 1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davaya konu yapılan, 2420,19 m2, 3839,67 m2, 1854,78 m2 ve 2864,13 m2 yüzölçümlü bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) Davacılar ... ve ...'un temyiz itirazlarına gelince;
her ne kadar mahkemece, davacıların dava konusu yaptıkları, 6190,75 m2, 387,34 m2 ve 427,02 m2 yüzölçümlü bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacıların dayandıkları Aralık 1962 tarih, 43, 44 ve 45 sıra numaralı tapu kayıtlarının dayanağı olan ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.6.1960 tarih ve 1959/33 E.- 1960/113 K. sayılı dosyası getirtilmemiş, bu dosyada hükme esas alınan, fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.5.1959 tarihli tescil krokileri, keşif sırasında yerel bilirkişi ve fen bilirkişi yardımıyla uygulanıp, kapsamı ve dava konusu yere uyup uymadığı belirlenmemiştir. Bu nedenle; mahkemece, davacıların dayandığı tescil ilâmı sonucu oluşan tapu kayıtlarının dayanağı olan ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.1960 tarih ve 1959/33 E.- 1960/113 K. sayılı dosyası getirtilmeli ve taşınmazlar başında yeniden yapılacak keşifte; tapu kayıtları, tescil ilâmı ve krokisi yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi yardımıyla uygulanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamlarını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, tapu kayıtlarının davalı taşınmazlara uyması halinde, tescil ilâmında Orman Yönetiminin taraf olmaması nedeniyle tescil ilâmının Orman Yönetimi yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği düşünülmesi, tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilerek;
oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine değinilerek davacılar ... ve ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,] karar verilmiştir.
Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve ormanlarda zilyetliğe değer verilemeyeceğini, tapu kayıtlarının uymasının orman olgusunu değiştirmeyeceğini, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, ancak davacılardan bazılarının tapu kaydına dayanmaları nedeniyle kararın ... ve ... lehine bozulmasının isabetsiz olduğunu ileri sürerek kişiler lehine bozmanın kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasını istemiştir.
Davacı ..., karar düzeltme dilekçesinde; yerel mahkeme kararı lehlerine bozulan davacılar ... ve ...'un kardeşleri olduğunu, kendisinin de Aralık 1962 tarih ve 45 sıra numaralı tapu kaydına dayandığını, bozmadaki aynı gerekçelerin kendisi için de geçerli olduğunu ileri sürerek ilâmın (2) numaralı bendindeki gerekçelerle yerel mahkeme kararının kendisi için de bozulmasını ve bu şekilde ilâmın düzeltilmesini istemiştir.
1- Davalı ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar yargılama aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz bozma kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur. Davalı ... vekilinin taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının geçersizliğine ilişkin karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı ...'un tapu kaydına dayalı karar düzeltme istemlerine gelince; davacılardan ... ve ...'un kardeşleri olduğu, davacı ...'un hem yargılama aşamasında hem de temyiz aşamasında diğer kardeşleri ile birlikte kendisinin de Aralık 1962 tarih 43, 44 ve 45 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayandıkları, bozma kararındaki ... ve ... için yazılan gerekçelerin esasen davacı ... için de geçerli olduğu, ancak ilâmda maddi hata sonucunda davacı ...'un ismi ve temyiz talebi ilâmın (2) numaralı bendin başlık va sonuç kısmına yazılması gerekirken, salt zilyetliğe dayanan ve tapu kayıtlarına dayanmayan davacılardan ..., ..., ... ve ...'nün yanlarına yazılması doğru görülmediğinden davacı ...'un bu yöndeki talabinin kabul edilerek ilâmdaki yazıma ilişkin bu maddi hatanın düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/8887, K. 2014/3031, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama