İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/10099 K.2015/331

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/10099Karar2015/331Tarih22 Ocak 2015Okuma8 dk · 1.616 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/10099 E., 2015/331 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.616 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 1955 yılında yapılan Kadastro sonucu ... Köyü, 365 parsel sayılı 10160,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına tespit edilmiş, bu tespite tespit maliki ... ...’ın üvey evladı olan ...’in, taşınmazın babaları ... ...’ten annesi ve diğer 2 kardeşiyle birlikte kendisine miras yoluyla intikal ettiği iddiasıyla yaptığı itiraz üzerine, ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 16/12/1957 tarih ve 1956/108 – 1957/113 sayılı kararı ile; dava konusu gayrimenkulün orman sayılan yerlerden olduğunun Ziraat Vekaletinin cevabıyla tespit edildiği gerekçesiyle davacı ve davalının itirazının reddine ve taşınmazın kadastro tespitini iptali ile orman evsafına haiz gayrimenkul olarak ... adına tesciline karar verilmiş, davalı ...’ın temyizi üzerine hüküm Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.06.1958 tarih ve 1958/5326 – 1958/7234 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

Dava konusu 365 sayılı parsel bu kararla tapuya orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş olup, taşınmaz halende tapuda aynı vasıfla Hazine adına kayıtlıdır.

Yargılanmanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması talep edilen ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.1995 tarih ve 1988/868 – 1995/219 sayılı dosyasında ise; davacı ..., 12/02/1988 havale tarihli dilekçesiyle, .... köyü, ... mevkiinde bulunan Doğusu: ... boğazı, Batısı: Fundalık, Kuzeyi: ... tepesi ve Güneyi: ... ve ... ile çevrili tahminen 18 dekar miktarındaki tarlanın ilk orman kadastrosunda orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakıldığı ve adına tespit edilmediğini ancak aynı köyde ikinci defa yapılan orman kadastrosunda bu yerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybettiği anlaşıldığından 39, 40,

41 ve 42 numaralarını taşıyan orman sınır taşlarıyla orman tahdidi dışına çıkarılmış ve gayrimenkuldeki 40 yıllık zilyetliği dikkate alınarak adına tespit edildiğini ancak soyadının orman kadastro tutanaklarında hatalı olarak Kocasarı olarak yazıldığını ve taşınmazın orman tahdidi dışına çıkarılırken kendisi adına tespit gördüğünün sübuta ereceğini beyanla, taşınmazın ayrı bir parsel numarası altında adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.

Yine, bu dosyanın birleşen dava dosyasının davacısı Hazine vekili 01/09/1989 havale tarihli dava dilekçesiyle, davacı ...’ın sınırlarını bildirdiği taşınmazın ikinci orman kadastrosunda ... adına orman dışına çıkarıldığının komisyon tutanaklarında görüldüğünü, bu ismin aslında ... olması gerektiği iddiası ve bu isme tescili yapılması talebinin de mahkeme dosyasından anlaşıldığını ancak şahıs adına yapılan bu çıkartılma işleminin yerinde olmadığı, bu yerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması gerektiği belirterek, davalı ...’ın taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ve taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmış,

mahkemece; davacı ...’ın 22/02/1989 tarihli ...imzalı krokide (A) harfi ile işaretli 13712,00 m² miktarındaki kısma yönelik davasının kabulüne ve ... ... Köyü, ... mevkiinde kain OS 39 ile 40 ve 43 noktaların doğusunda, 40 ve 41 noktaların kuzeyinde, 41 ve 42 noktaların batısında, 42 ilâ 43 noktaların güneyinde bulunan taşınmazın keşif krokisindeki şekliyle davacı ... oğlu 1327 doğumlu ... adına tesciline.

Hazinenin bu kısma yönelik davasının reddine; aynı tarihli krokide (B) harfi ile işaretli OS 41 ve 42 noktaları arasında kalan 2520,00 m² miktarındaki yerin ve yine aynı krokide (C) harfi ile işaretli OS 39, 40 ve 43 noktaları arasında kalan 2860,00 m² miktarındaki yerin ayrı ayrı orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davacı ...’ın krokide (B) ve (C) harfleriyle işaretli kısımlara müdahalesinin men’ine karar verilmiş, davacı Hazine ile davalı Orman Yönetiminin temyizi üzerine hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.03.1996 tarih ve 1995/8449 – 1996/2236 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

Bu kararın infazı sırasında, Kadastro Müdürlüğünce tutulan 03/08/2006 tarihli tutanakta aynen:

“Mahkeme kararına göre, (A) harfi ile gösterilen 13712,00 m²’lik sahanın davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen 2520,00 m²’lik ve (C) harfi ile gösterilen 2860,00 m²’lik sahalarında orman vasfıyla ... adına tescillerinin yapılması gerekmektedir.

Karar dayanağı kroki, kadastral paftası üzerine uygulandığında, tarafımızdan tanzim edilen ekteki harita örneğindeki durum ortaya çıkmıştır. Buna göre;

a-) (A) harfi gösterilen ... adına tesciline karar verilen 13712,00 m²’lik sahanın (3) no ile gösterilen 1524,50 m²’lik kısmı 363 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (9) no ile gösterilen 217,52 m²’lik kısmı 366 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (14) no ile gösterilen 9438,24 m²’lik kısmı 365 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (3), (9) ve 14 no ile gösterilen kısımların mükerrerlikten dolayı, ... adına tescillerinin yapılması mümkün olamayacaktır. Ancak, (13) no ile gösterilen 1277,47 m²’lik ve (15) no ile gösterilen 363,63 m²’lik ve (18) no ile gösterilen 890,64 m²’lik kısımlar, kadastro çalışmalarında kadastro harici fundalık olarak bırakılan sahada kalmaları nedeniyle, bu kısımların ... adına tescilleri yapılabilecektir. Tescil bildirimi de bu doğrultuda hazırlanmıştır.

b-) (B) harfi gösterilen orman vasfı ile ... adına tesciline karar verilen 2520,00 m²’lik sahanın (17) no ile gösterilen 219,74 m²’lik kısmı 365 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (17) no ile gösterilen kısmın mükerrerlikten dolayı orman vasfı ile ... adına tescilinin yapılması mümkün olamayacaktır. Ancak, (16) no ile gösterilen 2300,26 m²’lik kısım, kadastro harici fundalık olarak bırakılan sahada kalması nedeniyle, bu kısım orman vasfı ile ... adına tescil edilebilecektir. Tescil bildirimi de bu doğrultuda hazırlanmıştır.

c-) (C) harfi ile gösterilen orman vasfı ile ... adına tesciline karar verilen 2860,00 m²’lik sahanın (4) o ile gösterilen 207,61 m²’lik kısmı 363 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (8) no ile gösterilen 1084,46 m²’lik kısmı ve (7) no ile gösterilen 651,11 m²’lik kısmı 366 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. 366 nolu parsel içerisinde kalan (7) nolu gösterilen 651,11 m²’lik kısmı ve (6) no ile gösterilen kısım, orman olduğu gerekçesiyle ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2001 tarih ve 2001/172 esas ve 2001/654 karara sayılı kararına göre, bir bütün halinde 1449 parsel numarası ile orman vasfı ile ... adına tescili yapılmıştır. (10) no ile gösterilen 68,40 m²’lik ve (11) no ile gösterilen 296,21 m²’lik kısımlar ise 365 nolu parsel içerisinde kalmaktadır. (4), (7), (8), (10) ve (11) no ile gösterilen kısımların mükerrerlikten dolayı orman vasfıyla Hazine adına tescillerinin yapılması mümkün olmayacaktır.

Ancak, (12) no ile gösterilen 552,21 m²’lik kısım kadastro harici fundalık olarak bırakılan sahada kalması nedeniyle, bu kısım orman vasfı ile ... adına tescil edilebilecektir. Tescil bildirimi de bu doğrultuda hazırlanmıştır.” denilmiştir.

Bu tutanak doğrultusunda hazırlanan tescil bildirimi ile 1469, 1470, 1471, 1472 ve 1473 sayılı parseller ihdas edilmiş ve bu parsellerden 1469, 1470, 1471 sayılı parseller sırasıyla 1277,47 m²; 363,63 m² ve 890,64 m² yüzölçümüyle tarla niteliğiyle ... adına; 1472 ve 1473 sayılı parseller ise sırasıyla 552,21 m² ve 2300,26 m² yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmişlerdir.

Davacı Orman Yönetimi vekili 06/03/2006 havale tarihli dilekçesiyle, ... İlçesi, ... Beldesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan 10160,00 m² yüzölçümündeki 365 sayılı parsel hakkında ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 16.12.1957 tarih ve 1956/108 – 1957/113 sayılı 12 dekar vusatindeki 365 sayılı parselin orman vasfında bulunduğundan Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş ve bu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.06.1958 tarih ve 1958/5326 – 1958/7234 sayılı kararı ile onanarak kesinleşerek tapuya orman vasfıyla tescil olduğu ve bu tapu kaydının halen hukuki varlığını sürdürdüğünü ancak ... oğlu 1927 doğumlu ... tarafından yeniden mükerrer olarak tapu kayıt ve tescil talebinde bulunulması üzerine, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.1995 tarih ve 1988/868 – 1995/219 sayılı kararı ile taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline hükmedildiği ve bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.03.1996 tarih ve 1995/8449 – 1996/2236 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve ilgili hükmün tapu kaydında herhangi bir işlem görmediği, ayrıca taşınmazın kesinleşen Devlet ormanı içinde kaldığı ve sonradan oluşturulmuş bulunan ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.1995 tarih ve 1988/868 – 1995/219 sayılı kararının hukuken geçersiz olduğunu iddia ederek, 365 sayılı orman parseli üzerindeki aleyhe mükerrer oluşturulmuş bulunan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.04.1995 tarih ve 1988/868 - 1995/219 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yolu ortadan kaldırılarak iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılanmanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasına ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 16.03.1978 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 19.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması, 07.04.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi ve 26.04.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.

6100 sayılı Kanunun 375/1-ı bendine göre, bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı yeni bir hüküm verilmiş ve bu hükmünde kesinleşmiş olması, yargılamanın iadesi sebebidir. Bu durumda birinci hüküm lehine olan taraf, kesin hükümden yararlanır ve yargılamanın iadesi talebi üzerine, ikinci hükmün iptaline karar verilir.

Somut olaya bakıldığında, ... Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 16/12/1957 tarih ve 1956/108 – 1957/113 sayılı kararı ile dava konusu 365 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitini iptali ile orman evsafına haiz gayrimenkul olarak ... adına tesciline karar verilmiştir. Ancak bu davanın tarafları davacı olarak ... ve davalı olarak ise ...’dır. Yani bir başka anlatımla, bu dosyada verilen hüküm Orman Yönetimi lehine ise de, Orman Yönetimi bu dosyada taraf değildir.

Yargılamanın yenilenmesi istenilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/868- 1995/219 sayılı dosyasında ise, davacı olarak ... ve davalılar olarak Hazine, Orman Yönetimi ve Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı taraftır. Dolaysıyla somut olayda 375/1-ı bendine göre birbirine aykırı iki ayrı kesinleşmiş hüküm varsa da tarafları aynı olan iki dava bulunmamaktadır. Kaldı ki, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/868- 1995/219 sayılı dosyasında; ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 16/12/1957 tarih ve 1956/108 – 1957/113 sayılı dosyasına konu ve hükmen orman olarak tapuya tesciline karar verilen 365 parseli de kapsayacak şekilde TMK’nun 713. maddesi hükmü gereği tescil hükmü kurulmuş ise de, 365 sayılı parsel tapulu olduğundan bu tapu iptal edilmediği müddetçe ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/868-

1995/219 sayılı dosyasının 365 parseli kapsayan bölümü hakkındaki kararının infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır, nitekim 365 sayılı parseli içine alan bölümü hakkındaki anılan tescil hükmünün infazı kadastro müdürlüğünce bu nedenle yapılamamıştır. Belirtilen nedenlerle, davada 6100 sayılı H.U.M.K.’nun 375. maddesinde sayılı yargılamanın iadesi nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından hükmün onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/10099, K. 2015/331, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/10099
Karar No
2015/331
Tarih
22 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/10101 K.2015/959
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/10101 K.2015/332
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10103 K.2015/427
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/10103 K.2015/591
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/10105 K.2015/410
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/10105 K.2015/1696

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.