İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/339 K.2014/4192

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili ve ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2014/339Karar2014/4192Tarih7 Nisan 2014Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/339 E., 2014/4192 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2014
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili ve ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1950 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... Köyü 1306 parsel sayılı 13.730 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 309/568 yazım numaralı vergi kaydı ve Ocak 1946 tarih ve 23 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Halil Akdoğan ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.

... Köyü ve ... Köyü tüzel kişilikleri ve bir kısım kişilerin açtıkları dava üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 08.11.1973 gün ve 1959/150 E. 1973/17 K. sayılı kararıyla 1306 sayılı parselin kadastro tespitinin iptal edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmasına, aidiyet isteminin görev yönünden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 15.09.1976 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı Orman Yönetimi, 1306 sayılı parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını ileri sürerek, mera sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (C) harfi ile işaretlenen 12.582,53 m2 yüzölçümlü bölümünün mera sicil kaydının iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalılar Hazine ile ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmekle, hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/03/2011 gün ve 2011/2174 E. - 3199 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki. Dairenin geri çevirme kararı üzerine Ulaştırma Bakanlığı, çekişmeli 1306 sayılı parselin 1.080 m2 yüzölçümlü bölümünün 21.12.1994 gün ve 1994/228 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırıldığını bildirdiğinden çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı araştırılmamıştır.

Bu sebeple; öncelikle çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı Ulaştırma Bakanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, şayet kamulaştırma tapusu oluşturulmuş ise Orman Yönetimine; kamulaştırmayı yapan kurum aleyhine kamulaştırma yoluyla oluşan tapu kaydının iptali davası açmak üzere süre verilmeli, dava açılması halinde temyize konu dosya ile birleştirilmeli, şayet kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulmamış ise kamulaştırmayı yapan kurum davaya dahil edilmeli, delil ve belgeleri istenmelidir.

Bilindiği üzere orman kadastrosunun (tahdidinin) kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukukî niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerde özel mülklerin bağlı olduğu kanun hükümleri uygulanmaz, dolayısıyla kamulaştırmaya, alım ve satıma konu olamaz..

Raporları hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu ve fen bilirkişiler tarafından yöntemine uygun olarak kesinleşmiş tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları uygulanarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonucu ortak düzenlenen krokili raporda; çekişmeli taşınmazın 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, orman sınırları dışına çıkarılmadığı, Yıldırım Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına kayıtlı 1388 sayılı parselin sınırları içinde kaldığı açıklanmıştır.

Çekişmeli taşınmaz 1939 yılında orman kadastro sınırı içine alındığından, Ulaştırma Bakanlığı tarafından 21.12.1994 tarihinde (A) ve (B) harfli bölümlerinin kamulaştırılması işlemi yok hükmündedir. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında özel mülklerin bağlı olduğu kanun hükümleri uygulanamaz. Kamulaştırma işlemi, Ulaştırma Bakanlığına mülkiyet hakkı kazandıramayacağı gibi özde orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini de değiştirmez. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında oluşturulan sicil kayıtları ve kamulaştırma işlemleri yolsuz tescil niteliğindedir.

Mevcut dosya kapsamından dava konusu taşınmazın tamamının 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde kaldığı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile 1950 yılında ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da,

766 sayılı Kanunun 46/2 ve 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y.

934 - İsviçre MY 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan mera sicil kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla;

sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.

(E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanmayacağı gözetilerek Orman Yönetimi tarafından açılan davanın tamamen kabulüne, tapuda 1388 parsel numarasıyla kayıtlı Yıldırım Devlet Ormanının çapı içinde kaldığı anlaşılan çekişmeli 1306 sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptaline, ayrıca, çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan kesimi hakkında kamulaştırmayı yapan kurum adına tapu kaydı oluşturulmuş ise bu tapu kaydının da iptaline ve çekişmeli 1306 sayılı parsel,

1388 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tescilli olduğundan mükerrer tescile yol açmamak için tescil yönünde hüküm kurulmasına yer olmadığına yönünde karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile bilimsel verilerden uzak ve soyut gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

Kabule göre de, mahkemece taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden hesaplanan nisbi harcın dörtte biri Orman Yönetimine tamamlattırılmadan taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harç ve vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, Hazine 492 sayılı Harçlar Kanununun 1/j maddesi uyarınca harçtan muaf (ayrık) olduğu halde mahkemece takdir edilen karar ve ilâm harcının Hazineden alınmasına karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

Hazine ve köy tüzel kişiliğinin harç ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazları dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması]na denilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak, davanın kabulüne, 1306 parsel sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tescilli olduğundan mükerrer tescile yol açmamak için tescil yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve ... Köy Tüzel Kişiliği vekili (harç ve vekâlet ücreti yönünden) tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan mera sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılıp 08.11.1980 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.

Dosya kapsamı ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak.

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri uyarınca davalılar Hazine ve ...

Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine vekâlet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunması, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Bu sebeple, hükmün 2, 3 ve 4. fıkralarının hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 2 numaralı fıkra olarak ''2- 3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi ile geçici 11. maddesine göre, davacı Orman İdaresinin yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve aynı Kanun hükmü gereğince davacı Orman İdaresi yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla ...M.K.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 07/04/2014 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/339, K. 2014/4192, 7 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/339
Karar No
2014/4192
Tarih
7 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/339 K.2014/9983
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/340 K.2014/4611
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/340 K.2014/8945
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/340 K.2014/7377
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/340 K.2014/9005
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/340 K.2014/7085

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.