İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/6383 K.2014/8593

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/04/2012 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı H.. U.. tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı…

Esas2014/6383Karar2014/8593Tarih21 Ekim 2014Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/6383 E., 2014/8593 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2014
Mahkemesi
Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
16/04/2012
Numarası
2010/21-2012/337
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/04/2012 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı H.. U.. tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı H. U. ile davalı H.. H.. vekili Av. . geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı H..

U.., 22/05/2006 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kestel Kasabası Merkez Mahallesi Göçerkavak Mevkiinde bulunan taşınmazın, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili iddiasıyla dava açmış; mahkemenin 14/10/2008 gün ve 2006/479 - 511 sayılı davanın kabulüne, fen bilirkişi krokisinde (C2) ile gösterilen 2.748,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (C1) ile gösterilen 76,39 m2 yüzölçümündeki bölümün taşlık niteliğiyle H..

H.. adına tapuya tesciline ilişkin kararı davalı H.. H..nin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/06/2009 gün ve 2009/8661 - 10721 sayılı kararı ile.

"Yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, aynı gün temyiz incelemesi yapılan dava dosyalarında aynı yere ilişkin tescil davalarının ayrı ayrı görüldüğü, kesinleşmiş orman tahditine ilişkin tutanak ve haritaların getirtilip yöntemince uygulanmadığı, genel kadastro paftasındaki yerinin belirlenmediği, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski ve yeni tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları yöntemince uygulanarak çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumunun belirlenmesi,

yapılan araştırma ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, çekişmeli parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığının araştırılması, bu cümleden ziraat uzmanı bilirkişiden rapor alınması, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması,

3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda bu kez davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1984 yılında yapılıp, 27/04/1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1987 yılında yapılan 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulaması 25/05/1989 tarihinde kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1960 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli parsel bu işlemde taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.

Mahkemece, orman ve zilyedlik araştırmasına ilişkin bozma kararına uyularak karar verilmiş ise de, bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.

Şöyle ki; mahkemece taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 25.05.1989 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın hem eski tarihli (1962) hem de 1989 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten, dava tarihi olan 22.05.2006 tarihine kadar zilyedlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, yörede yapılan ilk orman kadastrosu 27.04.1986 tarihinde kesinleşmiş olup, taşınmaz bu çalışmada orman sınırı dışında bırakılmış, sonradan 1988 yılında yapılan çalışmada da durumunda bir değişiklik olmamıştır.

Bunun yanı sıra, bozma kararından sonra hazırlanan raporda çekişmeli taşınmaz, 1963 ve 1989 tarihli memleket haritalarında yeşil alanda gösterilmiş, eski tarihli harita rapora ekli olmadığından ve bu hali ile rapor denetlenemediğinden dairenin geri çevirme kararı ile dava tarihine en yakın tarihli memleket haritası kullanılarak ek rapor hazırlanması istenmiş, bunun üzerine dosyaya getirtilen ek raporda bu kez dava tarihinden de sonra hazırlanmış ve uyuşmazlığın çözümüne etkisi olmayan 2011 tarihli memleket haritası kullanıldığı anlaşılmış, taşınmaz üzerinde 26 yaşlarında meyva ağaçları bulunduğu halde,

mahkemece 1989 tarihli haritadaki yeşil rengin bu ağaçlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tartışılmadan; orman bilirkişi raporunda taşınmazın eğimi % 6, ziraat uzmanı raporunda ise % 13-15 olarak gösterildiği halde bu çelişkiler giderilmeden ve gerçek eğim durumu belirlenmeden karar verilmiştir. Ayrıca, çekişmeli taşınmaza yakın komşu durumunda olan .sayılı parsel V.U. adına.

2254, 2246 ve 2247 sayılı parseller M.U. adına mahkeme kararı ile tescil edilmiş olup, son üçü Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiş, mahkemece bu dava dosyalarından da yararlanılmamıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar - ihyanın tamamlandığı tarihten, davanın açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin,

imar - ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ve dava tarihinden 15 - 20 yıl önce çekilen hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin,

konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.

O halde; mahkemece üç uzman orman bilirkişi, bir ziraat uzmanı, bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve dava tarihinden 15 - 20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü,

özellikle yeni tarihli haritadaki yeşil rengin halen üzerinde mevcut bitki örtüsünden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmeli, gerektiğinde komşu parsellere ait kesinleşen dava dosyaları da getirtilmeli, teraslama öncesi gerçek eğim durumu eğim ölçer ile bilimsel metodlarla saptanmalı, halen çalılık, kayalık ve yüksek eğimli bölümler varsa ölçülerek ayrılmalı, bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 21.10.2014 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/6383, K. 2014/8593, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6383
Karar No
2014/8593
Tarih
21 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/6383 K.2014/16672
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/6383 K.2014/23558
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/6383 K.2014/21542
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/6384 K.2014/14067
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/6384 K.2014/17555
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/6384 K.2014/12054

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.