İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/8026 K.2015/392

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/8026Karar2015/392Tarih26 Ocak 2015Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/8026 E., 2015/392 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2015
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... Yönetimi 20.04.2012 günlü dilekçesiyle, tapuda davalı adına kayıtlı ... İlçesi,... Köyü 463 sayılı parselin ekli krokide gösterilen 884 m² bölümün eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirildiği iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini ve davalının elatmasının önlenmesini istemiş,...Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde öngörülen altı aylık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz davası olduğu, davada mahkemenin görevli olmadığı, kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine ilişkin kararının kesinleşmesiyle, dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

Kadastro mahkemesince, davanın, askı ilân süresinden sonra açılan tapu iptal tescil davası olduğu gerekçesi ile, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/12/2011 gün 2011/16515 E. - 16018 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Orman Yönetiminin istemince yargı yerinin belirlenmesi değil, yerel mahkeme kararının temyiz incelemesinin yapılarak kararın bozulması istemi, başka deyişle temyiz dilekçesi olarak kabulü gereklidir.

Orman Yönetimi, çekişmeli parselin 884 m2 yüzölçümündeki bölümünün eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilen ve orman sayılan yerlerden olduğunun saptandığını ileri sürerek, parselin tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalının elatmasının önlenmesini istemiş; yörede 132 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulamasının ilân edildiği 31.01.2012 tarihinden sonra altı aylık askı süresi içinde dava açmıştır.

Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir.

Çekişmeli parselin genel arazi kadastro tesbitinin kesinleştiği 10.02.1984 tarihinden çok sonra açılan tapu iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi davasında genel mahkeme görevlidir.

Orman Yönetimince orman kadastrosunun sonuçlarının askı suretiyle ilân süresi içinde, parselin tamamının orman olarak tescili istenip, çekişmeli parselin oman kadastrosunda ne gibi bir işleme tâbi tutulduğu belirlenmediğinden, davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası olup olmadığı anlaşılamamaktır. Şöyle ki; parselin tamamının orman olarak tescili istendiğine göre, bir bölümünün bile orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olması halinde dava askı süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz olarak nitelendirilmelidir. Ancak, parselin tamamının orman olarak sınırlandırıldığı saptanırsa, Orman Yönetiminin, çekişmeli parselin tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemi, orman kadastrosuna itiraz davası olarak nitelendirilemez.

O halde, mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli parselin komşuları ve tarafların diğer delilleri sorulup ilgili yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen...(Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli parsel ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle parselin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli,

Oluşacak sonuca göre, çekişmeli parselin tamamı ya da bir kısmının orman sınırları dışında bırakıldığı belirlendiği takdirde, bu bölümlere ilişkin davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası olduğu düşünülerek, bu bölümlerle ilgili davada esasa ilişkin hüküm kurulmalı, askı süresinden sonra açılan tapu iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi davasında ise, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmelidir." denilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 463 sayılı parsel numaralı taşınmazın 15/5/2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 12509,66 m2'lik ve (C) harfi ile gösterilen 3016,27 m2'lik kısımlar açısından davanın reddine, (B) harfi ile gösterilen 869,96 m2'lik kısım yönünden mahkemelerinin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraz, tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i istemlerine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 11/01/1984 - 09/02/1984 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 31/01/2012 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.

1) Davacı ... Yönetiminin çekişmeli 463 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazları yönünden;

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 463 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2) Davacı ... Yönetiminin çekişmeli 463 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazları yönünden;

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli 463 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen kısmının orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı ... Yönetiminin orman tahdidi içinde kalan yere yönelik olarak tahdide itiraz davası açmakta hukukî yararı bulunmadığı ve mahkemece bu bölüm hakkında görevsizliğe karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, 463 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3) Davacı ... Yönetiminin çekişmeli 463 parselin (C) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki: usûlüne uygun olarak yapılan araştırmada, çekişmeli 463 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen kısmının orman tahdidi içinde kaldığı, öncesinin orman olduğu ve yapılan 2/B çalışması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı belirlendiğine göre, mahkemece bu bölüm açısından Orman Yönetimi'nin davasının kesinleşmeyen 2/B işlemine itiraza da dönüşeceği gözönüne alınarak, çekişmeli (C) harfi ile gösterilen kısmının 31/12/1981 tarihinden önce orman vasfını kaybedip kaybetmediğinin araştırılmamış olması ve Hazinenin davaya dahil edilmemesi doğru görülmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.

6831 sayılı Kanunun değişik 2/B maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi,

erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülke konu olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin insan eliyle ve zorlama yöntemlerle niteliğinin yitirilmesi kanun maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir.

Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğurur.

Yasada tanımlanan (....bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme...) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.

O halde; yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip,

dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışması ve taşınmazın hangi maddî ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını raporunda açıklaması gerekir.

Bu nedenle, mahkemece öncelikle Hazine ilgisi yönünden davaya dahil edilmeli, bundan sonra 1980 yıllara ait hava fotoğrafı ve memleket haritası bulundukları yerlerden getirtilerek önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediği yukarıda yazılı koşullar dikkate alınarak belirlenmeli, komşu taşınmazların tapudaki nitelikleri de gözönüne alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Ayrıca; Orman Yönetimince, çekişmeli 463 sayılı parselin bütününe yönelik tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i taleplerinde de bulunulduğuna göre, orman kadastrosuna itiraz davalarında tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i hükmü kurulamayacağından ve bu talepler hakkında karar vermeye genel mahkemeler görevli olduğundan, 463 sayılı parselin bütününe yönelik olarak tapu iptal ve tescil ve müdahalenin men'i talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 463 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı yönünden usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi'nin 463 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 463 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen kısmı yönünden BOZULMASINA 26/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/8026, K. 2015/392, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8026
Karar No
2015/392
Tarih
26 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8026 K.2015/908
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/8026 K.2015/1199
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8027 K.2015/903
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/8028 K.2015/386
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/8028 K.2015/797
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/8029 K.2015/213

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.