İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9897 K.2015/4854

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2014/9897Karar2015/4854Tarih28 Mayıs 2015Okuma7 dk · 1.350 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2014/9897 E., 2015/4854 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2015
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.350 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Kadastro sırasında ... köyü, ... mevki, 300 ada 31 ve 63 parsel sayılı sırasıyla 1033,94 m² ve 1155,86 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle,... ve ...’nın atalarından intikal ile zilyetliğinde olduğundan adlarına tespit edilmiş ise de, ...nin komisyona itirazı üzerine adına; 300 ada 66 parsel sayılı 403,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise çalılık niteliğiyle, ...’in hak iddia ettiğinden ve 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek, 2863 sayılı Kanunun 11. ve 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince adına tesbit edilmiştir.

Davacı ..., parsellerin kendisine ait olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, tesbitinin iptali ve adına tapuya tescilini istemiş, mahkemenin 14.07.2008 tarih ve 2007/259 - 527 sayılı davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin tesbitinin iptaline ve davacı ... adına tapuya tesciline, 300 ada 66 sayılı parselin ise tesbit gibi tapuya tesciline ilişkin kararı, davalı ve gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2010 gün ve 2010/6463 - 9797 sayılı kararı ile davacı gerçek kişinin çekişmeli 300 ada 66 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazı reddedilerek bu parsele ilişkin hüküm onanmış, ...nin temyiz itirazı kabul edilerek, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellere ilişkin hükmü “Çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığı ve davacılar yararına bu koşulların oluşup oluşmadığı yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu,

bu nedenle dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tesbit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek,

dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmelidir” denilerek bozulmuştur.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, bu kez davanın reddine, çekişmeli ... köyü, 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin orman niteliğiyle adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/12/2012 gün ve 288 - 14583 sayılı bozma kararı özetle "Kural olarak; orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde 4785 sayılı Kanun hükümleri de uygulanarak, köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan (seri bazda olmayan) orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaşılır. Çünkü, 3116 sayılı Kanunda sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür.

4785 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının uygulanması ile orman sınırı dışında kalan taşınmazların orman niteliği ve hukukî durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı, 6831 sayılı Kanunun 4999 ve 6292 sayılı kanunlar ile değişik 7. maddesi hükmü gözetilerek, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar ile 6831 sayılı Kanunun 1. maddesine göre çözümlenmelidir.

6831 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince orman tahdidi, idari sınırlar dikkate alınmadan orman serisine göre yapılırken, 1744 sayılı Kanun ile değişik 8. maddesinin üçüncü fıkrasıyla, orman kadastrosunun belde ve köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak biçimde yapılması esası kabul edilmiş, aynı maddede 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişiklik yapılmışsa da bu fıkra değiştirilmemiş, Orman Kadastro Yönetmeliklerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.

Getirtilen tutanak ve haritalardan yörede 24 numaralı ...nca, 1744 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, 1966 yılında her hangi bir köy sınırı takip edilmeden, orman serilerinin kadastrosunun yapıldığı, yörede daha sonra 1981 ve 1991 yıllarında aplikasyon ve 2/B işlemleri yapıldığı, sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosunun yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile eski ve yeni tarihli memleket haritası ve amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, yörede 1966 yılında yapılıp 1969 yılında kesinleşen orman tahdidinde 2137 ilâ 2138 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin orman bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümlerinin orman sınırları dışında, (B) bölümünün ise orman sınırları içinde bırakıldığı, sonraki çalışmalarda durumunun değişmediği belirlenmiştir.

Yapılan araştırma, inceleme ve bilirkişi raporlarıyla, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı anlaşılan çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin miktarı belirlenmeyen (A) bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu söylenemeyeceği gibi, orman sınır hattı taşınmazları ikiye böldüğünden, çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin (A) bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakılan, 6831 sayılı Kanunun 4999 ve 6292 sayılı kanunlar ile değişik 7. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılacak yerlerden olduğu da söylenemez. Kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan yerler zilyetlik ya da tapu yoluyla edinilemez.

Diğer taraftan, ziraat uzmanı kurulu ve jeolog bilirkişi raporlarında çekişmeli 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin % 32 eğimli iken, teraslar ile eğimin giderildiği, üzerinde badem, incir ve zeytin ağaçları bulunduğu, altında buğday ekili olduğu, kuru tarım yapıldığı, parsellerin tesbit tarihinden 45-50 yıl önce imar ve ihya edilerek tarım alanı niteliğiyle kullanıldığı belirlenip, davacı için 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kısıtlamalar ile diğer koşullar araştırılarak,

çekişmeli parsellerin (A) bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, her ne kadar (B) ile gösterilen bölümlerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu belirlenmişse de, çekişmeli parsellerin adına tesbit edildiği, davacı gerçek kişinin kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle dava açtığı, ...nin davası ya da aktif katılımının olmadığı, ...nin, parsellerin orman niteliğiyle adına tescilini istemediği, bu yönde bir davası ya da katılımının bulunmadığı,

bu bölüm için ... ya da tarafından kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı savıyla her zaman dava açılabileceği, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi ve 1086 sayılı Kanunun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi gereğince, Hâkimin dava ile bağlı olduğu, ondan başkasına ve başka bir şeye karar veremeyeceği hususları gözetilerek,

daha önce görev yapan bilirkişilere çekişmeli Sögüt köyü, 300 ada 31 ve 63 sayılı parsellerin öncelikle, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen (B) bölümleri ile orman sınırları dışında kaldığı belirlenen (A) bölümlerinin infaza elverişli krokileri düzenlettirilerek,

davacı gerçek kişinin (A) ile gösterilen bölümlerine ilişkin davasının kabulüne, (B) ile gösterilen bölümüne yönelik davasının ise reddiyle, hali hazırdaki niteliğiyle (A) bölümlerinin tesbitlerinin iptaline ve davacı gerçek kişiler adına, (B) bölümlerinin ise tesbitteki nitelikleriyle adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır." şeklindedir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne. 300 ada 63 parsel sayılı taşınmazın, 29/01/2014 havale tarihli raporda (A) ile gösterilen 1057,46 m² kısmının kadastro komisyon tutanağındaki tespitinin iptali ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 98,40 m² kısmının kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi davalı adına tapuya tesciline.

300 ada 31 parsel sayılı taşınmazın, (A) ile gösterilen 288,96 m² kısmının kadastro komisyon tutanağındaki tespitinin iptali ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 196,65 m² kısmının kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, taşınmazların 1. derece doğal sit sınırları içinde bulunduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından taşınmazların orman olarak tesciline karar verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilân edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahdidi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilânından sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşen, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanunun, 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/05/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/9897, K. 2015/4854, 28 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9897
Karar No
2015/4854
Tarih
28 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/9898 K.2015/6124
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/9898 K.2015/11035
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/9899 K.2015/4160
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/9899 K.2015/10694
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/9900 K.2015/4379
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9901 K.2015/3565

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.