KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/10391 E., 2015/9038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/03/2015
- Numarası
- 2014/602-2015/43
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Tüketici Mahkemesi ve Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 14.05.2014 tarihli dilekçe ile; davalı yükleniciden 01.06.2013 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesiyle M-25 nolu, 19.12.2013 tarihli satış sözleşmesiyle ise M-26 nolu stüdyo daireleri satın aldığını, her iki daire için toplam 55.000.-TL peşin ödemede bulunduğu halde dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, satış bedelinin tarafına verilmesi istemiyle tüketici mahkemesinde dava açmıştır.
Konya 1. Tüketici Mahkemesince, "Davacının Bartında ikamet ettiği, yükleniciden iki tane stüdyo daire satın aldığı, satış sözleşmesinde davacının satın aldığı daireleri davalıya veya onun kefil olduğu başka bir şirkete onbeş yıllığına kiraya vereceğinin kararlaştırıldığı, davacının daireleri oturmak amacıyla satın almayıp, yatırım gayesiyle satın aldığından tüketici sıfatının bulunmadığı, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, "Davacının yükleniciden konut edinme amacıyla iki daire satın aldığı, 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesine göre tüketici sayıldığından davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı alıcı ile davalı satıcı arasında daire alım satımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacının satın aldığı daireyi davalıya kiralayacağına ilişkin hüküm bulunması ilişkiyi tüketici yasası kapsamından çıkarmaz.
4077 sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/10391, K. 2015/9038, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama