İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/10590 K.2017/3728

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2015/10590Karar2017/3728Tarih27 Nisan 2017Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/10590 E., 2017/3728 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 19.09.2013 tarihli dilekçe ile; müvekkilleri adına kayıtlı ... ilçesi Paskaldere mevkii 1795 ada 9, 10, 1797 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tamamının ... olduğu gerekçesiyle bedelsiz olarak hükmen tapularının iptaline karar verildiğini, tapunun iptal edilmesi sebebiyle zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 50.000 TL tazminatın faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 18.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 199.984,48 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı ...; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davanın kabulüne, 199.984,48 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan inceleme araştırma hükme yeterli değildir: Dosya içeriği ve toplanan delillerden.

1957 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi Paskaldere mevkii 559 parsel sayılı 13.800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile ... adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra 1795 ada 9, 10, 1797 ada 10 ve 11 ve dava dışı parsellere ayrıldığı, 1795 ada 9 ve 10, 1797 ada 10 ve 11 parsel sayılı sırasıyla 300,60 m2, 321,50 m2, 440,90 m2, 326,80 m2 yüzölçümlü taşınmazların arsa niteliği ile davacılar adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, 1795 ada 9 parselin beyanlar hanesinde ...

Genel Müdürlüğü lehine 74,28 m2 irtifak hakkı, 1795 ada 10 parselin beyanlar hanesinde ... Genel Müdürlüğü lehine 321,44 m2 irtifak hakkı, 1797 ada 10 parselin beyanlar hanesinde ... Genel Müdürlüğü lehine 331,73 m2 irtifak hakkı, 1797 ada 11 parselin beyanlar hanesinde ... Genel Müdürlüğü lehine 20,41 m2 irtifak hakkı şerhinin 27.09.2007 tarihinde konulduğu, ... Yönetimi tarafından açılan dava üzerine ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/264E-2010/356K sayılı ilamıyla 1795 ada 9, 1797 ada 10 ve 11 sayılı parsellerin tamamının, 1795 ada 10 parselin 182,13 m2 yüzölçümlü kesiminin 2/B alanında, 1795 ada 10 parselin 139,37 m2 yüzölçümlü bölümünün ... tahdidi içinde kaldığı, ancak tüm parsellerin muhafaza makisi oldukları, ... niteliğinde bulundukları

gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptal edilerek ... niteliği ile ... adına tapuya tescillerine karar verildiği, temyiz incelemesinden geçerek 07.05.2013 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 19.09.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır.

Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.. 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.. 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı).

Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerledirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir. 4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacaktır.

Dolayısıyla bu tür bir dava, taşınmazların mülkiyetlerinin yitirilmesine ilişkin iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihten sonra açılabileceğinden, mülkiyetin kaybedildiği tarih itibariyle de taşınmazların değerinin tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Zararın meydana geldiği tarihe göre, tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir.

Taşınmazın niteliği arazi ise gelir metodu yöntemi ile, arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

Somut olaya gelince ormanlar özel mülkiyete konu olamayacak ise de, genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişiler adlarına oluşturulduğu bu şekilde tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğundan, TMK'nun 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacıların gerçek zararlarının karşılanması gerektiği kuşkusuzdur. Davacıların zararı, tapu iptaline ilişkin davaların kesinleştiği 07.05.2013 tarihinde oluşmuş olup, mahkemece bu tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerekmektedir.

Ne var ki; hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde olduğu, ancak uygulama görmediğinden ... düşülmediğinden kadastral arsa niteliğinde bulundukları belirterek emsal karşılaştırması yöntemiyle dava tarihindeki değerleri belirlenmiş, 1795 ada 10 parselde 321,46 m2, 1797 ada 10 parselde 331,73 m2, 1797 ada 11 parselde 20,41 m2 ... lehine irtifak hakkı tesis edildiği, 1795 ada 10 ve 1797 ada 10 parsellerin ortasından irtifak hakkı tesis edildiğinden %15 değer azalışı olduğu,

1797 ada 11 parselin yanından irtifak hakkı tesis edildiğinden %5 oranında değer azalışı olduğu açıklanarak tespit edilen tazminat miktarından belirtilen oranlarda indirim yapılmak suretiyle toplam 199.984,48 TL tazminat belirlenmiştir.1795 ada 9 parselin beyanlar hanesindede ... lehine 74,28m2 irtifak hakkı tesis edildiği yönünde şerh bulunduğu ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda anılan parselde de irtifak tesis edildiği belirtildiği halde 1795 ada 9 parsel yönünden değer düşüklüğü uygulanmamış, hangi sebeple değer düşüklüğü uygulanmadığı yönünde açıklamada yapılmamıştır.

321,50 m2 yüzölçümlü 1795 ada 10 parselin beyanlar hanesinde ... Genel Müdürlüğü lehine 321,44 m2 irtifak hakkı, 440,90 m2 yüzölçümlü 1797 ada 10 parselin beyanlar hanesinde ... Genel Müdürlüğü lehine 331,73 m2 irtifak hakkı şerhi bulunduğu halde hangi sebeple %15 değer düşüklüğü uygulandığı da anlaşılamamaktadır.

Bunlardan ayrı kabule göre de emsal alınan taşınmazın imar durumu, çekişmeli taşınmazlar ile emsal alınan taşınmazda ... kesintisi yapılıp yapılmadığı, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu

tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri belediyeden sorulmadığı, emsal alınan taşınmaza ait satış akit tablosu tapu müdürlüğünden getirtilmediğinden bilirkişi raporu da denetlenememektedir. Bu durumda somut olayda davaya konu taşınmazların değerinin yöntemine uygun şekilde tespit edildiği söylenemez. Diğer taraftan davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faiz isteminde bulunduğu, mahkemece de kısa kararda davanın kabulüne denildiği halde gerekçeli kararda faiz isteğine ilişkin olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması da isabetsizdir.

Bu nedenle, mahkemece arsa niteliğinde bulunan dava konusu taşınmazlara yönelik olarak, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazların eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak, taşınmazlardan ... payının düşülmesinin gerekip gerekmediği belirtilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerektiğinden, taraflara,

dava konusu taşınmazlar ile aynı bölgeden bulunamaması halinde yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse re'sen emsal getirtme yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren rapor alınması, emsal alınan taşınmazlara ilişkin resmi satış akit tablolarının tapu sicil müdürlüğünden getirtilmesi,

emsal taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazlara ait Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazların, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporununda denetlenmesi,

dava konusu taşınmazların ve emsal alınan taşınmaz/taşınmazların değerlendirme (07.05.2013) tarihi itibariyle imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise oranının belediye başkanlığı imar ve tapu müdürlüklerinden sorulup, emsalin İmar Kanunu uyarınca imar parseli,

dava konusu taşınmazların ise kadastral arsa parseli olduklarının belirlenmesi halinde çekişmeli taşınmazların emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması yine çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesinde ... lehine irtifak hakkı şerhi bulunduğundan irtifak alanının miktarı, geçtiği güzergah vb. hususlar gözetilerek irtifak sebebiyle değer düşüklüğü uygulanması gerektiğinin gözetilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 27.04.2017 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/10590, K. 2017/3728, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10590
Karar No
2017/3728
Tarih
27 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/10599 K.2017/3369
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/10601 K.2017/3422
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10602 K.2017/2330
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10604 K.2017/2331
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10605 K.2017/2332
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/10613 K.2017/3205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.