KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/13150 E., 2015/12009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/04/2015
- Numarası
- 2014/199-2015/174
- Davacı
- M.. S..
- Davalı
- Hazine
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28/04/2015 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı M.. S.. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01/12/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden M.. S.. vekili Av. B.. A.. ile diğer taraftan Hazine vekili Av. S.. S.. geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
BAŞLIK
Davacı vekili 29/05/2014 tarihli dava dilekçesi ile, Alanlı köyü 2265 parsel sayılı taşınmazın vekil eden adına kayıtlı iken Samsun Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/12/2012 gün ve 2012/260 - 662 sayılı kararı ile kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına teciline karar verilerek Yargıtay tarafından hükmün onanması sonucu 20/11/2013 tarihinde kesinleştiği belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere 10.000.- TL tazminatın tapu iptal kararının kesinleştiği 20/11/2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikle davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep
etmiş, 16/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere tazminat miktarı 117.509,40.- TL’ye yükseltilmiş, artırılan 107.509,40.-TL’ye dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını istemiştir.
Davalı Hazine, orman tahdidinin Orman Yönetimi tarafından yapıldığı ve bu işlem nedeniyle davacının tapusunun iptaline karar verilmiş olması nedeniyle husumetin Orman Yönetime yöneltilmesi gerektiği, zamanaşımı süresinin geçtiği, zarar ile iptal işlemi arasında illiyet bağı olmadığı, istenilen miktarın fahiş olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın davasının 117.509,40.-TL olarak kabulüne, dava tarihi olan 29/05/2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydı orman olduğu gerekçesiyle hükmen iptal edilen taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usûl işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Davacının ıslah yoluyla sonuç talebini arttırması mümkün ise de nispi karar ve ilâm harcına tâbi davalarda davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah ile dava değerinin arttırılması halinde artan dava değeri üzerinden karar ve ilâm harcının tamamlanması (ıslah harcı) gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2013 gün ve 2013/21 - 445 E., 2013/1625 K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 10.000.-TL olarak açıkladığı tazminat talebini, 16/04/2015 tarihli dilekçe ile 117.509,40.-TL’ye arttırmış ancak, ıslah harcını yatırmamıştır. Mahkemece ıslah harcı tamamlatılıp, ıslah dilekçesi taraflara usûlüne uygun tebliğ edildikten sonra işin esasına girip karar verilmesi gerekirken, harcı yatırılmayan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/13150, K. 2015/12009, 1 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama