KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/13475 E., 2016/583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesince yetkisizlik, Torbalı 2. Asliye Hukuk ve İzmir 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalının yerleşim yeri olan Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve İzmir Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
İzmir 1. Tüketici Mahkemesince ise, aracın ticari amaçla kullanılmak üzere satın alındığı ve şirket adına kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde "Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuî işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacının, davalı şirketten satın alınan ve dava dışı üçüncü kişi durumundaki şirkete ait aracı kullanmakta iken, trafik kazası yaptığı, kazada aracın hava yastıklarının üretim hatasından kaynaklı olarak açılmadığını ileri sürerek, uğradığı manevi zararının tazmini istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kapsamında kalmadığı, davacı ile davalı arasında tüketici ilişkisi bulunmadığı, Türk Medenî Kanununun kişilik hakları ve Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/13475, K. 2016/583, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama