KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/14353 E., 2016/5217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ortaköy Sulh Hukuk ve Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Ortaköy Sulh Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın konut satım sözleşmesinden kaynaklandığı, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, 30.10.2013 tarihli duruşmada verilen ara karar ile davanın apartmanın çatı katına ilişkin olması nedeniyle apartmanın ortak kullanım alanına yönelik olduğu gerekçesiyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verilmiş, 05.02.2014 tarihli karar ile de davanın konut satımına ilişkin ayıplı mal tesliminden kaynaklanan bir dava olmayıp, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 4/c maddesi uyarınca ortak yer olan çatıda meydana gelen hasarın tazminine ilişkin olduğu, tazminat davalarında genel mahkemelerin görevli olduğu, dava değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde, kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde, "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini.
3. maddesinde, mal, alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları; hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti; satıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri; tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi, ifade eder" şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı, ... ili, ... ilçesi, ... Konutları ... ve ... Blokları yöneticisi olduğunu, 2007 yılında ilçelerinde meydana gelen yağışlar neticesinde binaların çatılarının hatalı ve ayıplı yapılması sebebiyle tüm evlere su girdiğini ve çatılardaki kiremitlerin kırıldığını ve bacaların uçtuğunu, kendilerinin TOKİ’den bu evleri aldığını ve bedellerini ödediklerini, ancak bu evlerin taraflarına ayıplı olarak devredildiğini belirterek 4.000,00.-TL tutarındaki zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Buna göre taraflar arasında 4077 sayılı Kanun kapsamında konut satışı ilişkisi bulunduğu anlaşılmış olup uyuşmazlığın 4077l hükümlerine göre Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesinde (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14353, K. 2016/5217, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama