İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14812 K.2015/12541

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Z.. D.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2015/14812Karar2015/12541Tarih14 Aralık 2015Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/14812 E., 2015/12541 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2015
İncelenen kararın mahkemesi
Milas Kadastro Mahkemesi
Tarihi
25/12/2013
Numarası
2013/14-2013/91
Davacı
Orman Yönetimi
Davalı
Hazine
Katılan
Z.. D..
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Z.. D.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında Gökpınar köyü 120 ada 3 parsel sayılı 5739 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çamlık ve çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, orman sınırları içinde kalmasa dahi fiilen orman örtüsü ile kaplı, orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tescili yolunda verilen karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/02/2009 tarih ve 2008/17237 E. - 2009/2602 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle.

“Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olmadığı bildirilmişse de; rapora ekli 1963 tarihli memleket haritasında taşınmazın bulunduğu yerin iğne yapraklı ağaç rumuzu ile işaretlenen alanda kaldığı, eğimi yüksek iken teraslama ile düşürüldüğü, üzerinin zeytin, zeytin delicesi, yer yer maki florası ile kaplı bulunduğu belirtilerek, kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile eski tarihli ve yine kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının yöntemince uygulanması,

komşu taşınmazların durumuna göre 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi anlamında orman içi açıklığı olup olmadığının belirlenmesi, eğimi % 12'den fazla olan funda ve maki cinsi ağaççıklarla kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından ve kesinleşen orman sınırı dışında kalsa bile orman vasfının ortadan kalkmayacağı, ayrıca orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olsa dahi, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle orman sayılacağı ve her zaman orman sınırı içine alınabileceği” açıklanmıştır.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; Z.. D.. çekişmeli yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmış; katılanın aynı iddia ile açmış olduğu 2013/46 sayılı dava dosyası da temyize konu dosya ile birleştirilmiş, yargılama sonucunda taşınmazın orman toprağı olduğu, fiilen açıklık alanda bulunmasının, imar ve ihya çalışmasıyla tarım arazisi haline dönüştürülmesinin orman vasfını kaybettirmeyeceği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Z.. D..'ın davasının reddine; taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Z.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce seri bazda yapılan ve 27/08/1966 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 21.11.1985 tarihinde ilân edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma kararı üzerine yapılan keşif ve incelemeler sonucunda; uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın 1966 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 135 numaralı iç parsel olarak orman sınırı dışında bırakıldığı, 1964 yılından başlayarak 1977 ve 1996 tarihli memleket haritaları ve bunların yapımına esas alınan hava fotoğraflarında açık alanda yer aldığı, % 25 eğimli, 7 adet teras üzerinde 21 adet 8-10 yaşlarında delice zeytin, 3 adet 10 aşı yaşlarında zeytin bulunan 20-25 yıllık tarım arazisi olduğu belirtilmiş, mahkemece fiilen orman toprağı olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın kullanım ve tasarruf durumunun belirlenmesi yönünden dava tarihinden 20 yıl önceki zamanlara ait hava fotoğrafları üzerinde uygulama yapılmamış olması nedeniyle, dairenin 22/06/2015 günlü geri çevirme kararı ile ek rapor hazırlanması gereğine değinilmiş, bu karar üzerine hazırlattırılıp gönderilen 28/09/2015 günlü ek raporda, 1992 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın yalnızca kuzey bölümünün ağaçlık olarak göründüğü, kalan bölümün ise ziraat arazisi olduğunun açıklandığı, komşu parseller yönünden yapılan araştırmada da.

120 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin kadastro tespitlerine itiraz edilmemesi nedeniyle. 2 sayılı parselin ise mahkeme kararı ile gerçek kişiler adına tescillerine karar verildiği, mahkeme kararının dairece 2011/17162 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında bulunan ve eski tarihli resmi belgelerde de orman olmayan, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık konumunda bulunmayan ve dava tarihinden 20 yıl önce ve halen de eylemli orman niteliği taşımayan, tarım arazisi vasfındaki güney bölümü fen bilirikişiye ölçtürülerek yüzölçümü belirlenmeli ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının katılan yararına oluştuğu anlaşılan bu bölüm hakkında Hazinenin davasının reddine ve katılan adına tesciline karar verilmelidir.

Kabule göre de; kadastro hakiminin infazda tereddüt yaratmayacak biçimde düzenli sicil oluşturma görevi bulunduğu halde; aynı taşınmaz hakkında hem Orman Yönetiminin açtığı ve gerçek kişinin müdahil olduğu dosya bakımından, hem de gerçek kişinin açtığı birleşen dosya bakımından ayrı ayrı tescil hükmü kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/12/2015 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14812, K. 2015/12541, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/14812
Karar No
2015/12541
Tarih
14 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14813 K.2015/12729
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/14813 K.2015/19767
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/14813 K.2015/4995
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/14814 K.2015/13372
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/14814 K.2015/12724
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/14814 K.2015/7809

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.