KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/4447 E., 2015/3025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...,... Köyü 41 ada 4 parsel sayılı 24081 m2 taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, ancak bir bölümünün 1947 yılında kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle...adına tescili, elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır
Mahkemece, davanın kabulüne; (B) harfi ile işaretli 480,13 m2 taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle...adına tesciline, davalının bu bölüme elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Yörede 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1975 yılında Bozköy'de; 1987 yılında... Köyünde yapılıp kesinleşen aplikasyon 2. madde ve 2/B madde uygulaması, 1963 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu vardır.
1) Davacı ... ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile işaretli bölümünün kesinleşen orman sınırı içinde; diğer bölümün ise orman sınırı dışında (2/B alanında) kaldığı saptanarak, yazılı biçimde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın orman olan bölümünün tapu kaydının iptali yönünde kurulan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalının elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca haksız bir el atma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olup, davalının haksız bir tasarruf ve el atmasından söz edilemez ve elatmanın önlenmesine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece
elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/4447, K. 2015/3025, 14 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama