İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/6037 K.2016/2823

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2015/6037Karar2016/2823Tarih7 Mart 2016Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2015/6037 E., 2016/2823 K.·İncelenen Kararın

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2016
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesine istinaden yapılan tescil harici yerlerin kadastrosu sırasında, ... mahallesi 2327 parsel sayılı 13.012,70 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../.. Esas sayılı dosyası ile davalı olduğundan sözedilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunun 5. maddesi uyarınca malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir.

Davacı gerçek kişiler vekili, Silifke Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 02.02.2001 havale tarihli dava dilekçesi ile sınırlarını bildirdiği; ... beldesi, ... mahallesi, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkillerinin yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince müvekkilleri adına tescili isteğiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 21/08/2001 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D, E ve F) harfleriyle gösterilen sırasıyla 1203,25 m², 223,15 m² ve 4940,14 m² yüzölçümlü taşınmazların davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.05.2007 gün ve .../... - ... sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu belirtildikten sonra “Taşınmazların bulunduğu yöreye ait imar planının bulunup bulunmadığının, varsa imar planı kapsamına alınma tarihinin taşınmaz başında yapılan keşfe bağlı olarak düzenlenen kroki gönderilerek ilgili Belediyeden sorulup belirlenmesi,

ondan sonra Öğretim Üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden bir ziraat mühendisi (veya jeodezi ve fotoğrametri mühendisi), bir harita (veya kadastro mühendisi) ile bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi marifetiyle dava tarihinden, eğer imar planı kapsamındaki bir yer ise imar planı kapsamına alınma tarihinden geriye doğru en az 20 yıl önceki tarihlere ilişkin stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin, kullanım süresinin ve kullanıma ne zaman başlandığının belirlenmesine çalışılması gerekir. ... ...

Genel Müdürlüğü, ... Genel Komutanlığına ayrı ayrı müzekkereler yazılarak dava tarihinden ve eğer imar planı kapsamındaki bir yer ise imar planı kapsamına alınma tarihinden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş hava sözleri, ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir.

Ayrıca, HUMK'nın 366. maddesi gözönünde bulundurularak, taşınmazın ve çevresinin fotoğrafları hâkim denetiminde çektirilerek dosyaya konulmalı, taşınmazın bulunduğu yere ait topoğrafik haritalar üzerinde inceleme yapılıp taşınmazın eğim durumu üzerinde durulmalı, eğim durumu itibariyle ziraata elverişli olup olmadığı hususunda ziraat mühendisi bilirkişilerden rapor alınmalı, bilahare iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmelidir.

Eksik incelemeyle karar verilemez.” denilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ... mahallesi, ... mevkiinde bulunan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi gösterilen 1203,25 m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ...nin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.03.2012 tarih ve .../...- .../... sayılı kararıyla yine bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan Yargıtay kararında dava veya imar planı kapsamına alınma tarihinden 20 yıl önceki tarihlere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek incelenmesi sonucu taşınmazın niteliğinin, kullanım süresinin ve kullanıma ne zaman başlandığının belirlenmesi, şahit ve yerel bilirkişi sözlerinin bu yolla denetlenmesi,

eğim durumunun belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bozma kararında belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur.” denilerek hava fotoğrafı ve memleket haritalarına dayalı olarak usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması] gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davaya konu yer hakkında 2013 yılında 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaza 2327 parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği için davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucu, 1956, 1978 ve 1987 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın taşlık, çalılık ve maki formasyonuna dahil ağaççıklarla kaplı olarak göründüğü, yine 2004 ve 2010 tarihli uydu görüntülerinde de taşlık ve çalılık olarak göründüğü, taşınmazın keşif tarihine yakın bir tarihte sürüldüğü ve keşif tarihi itibariyle de taşınmaz üzerinde imar ve ihya çalışmalarının bulunmadığı ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen mülk edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine, dava konusu 2327 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, kazanmayı sağlayan imar ve ihya ile zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince tescil davası olarak açılan dava daha sonra tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması ile 23.01.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. İlk genel arazi kadastrosu işlemi ise 16.08.1966 tarihinde kesinleşmiş olup çekişmeli taşınmaz bu çalışmada taşlık niteliği ile tescil harici bırakılmıştır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişisi tarafından yapılan araştırma ve inceleme sonucu, temyize konu 2327 parselin 1956, 1978 ve 1987 yılı hava fotoğraflarında maki formasyonuna ait bitkiler bulunduğu ve taşlık göründüğü, halen eylemli olarak makilik olduğu ve bu hali ile davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığına göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak kesinleşmiş orman tahdidi dışında olan ve orman alanı ile komşuluğu bulunmayan taşınmazın tesbitteki niteliği ile tesciline karar verilmesi gerekirken, niteliğinin "orman" olarak belirtilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Bu sebeple, hükmün 1. paragrafında yazılı "orman vasfı ile" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, "Tesbitteki gibi tarla niteliğiyle ... adına tesciline" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 07/03/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/6037, K. 2016/2823, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/6037
Karar No
2016/2823
Tarih
7 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/6038 K.2016/2435
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/6038 K.2016/5516
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/6038 K.2016/1873
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/6039 K.2016/3064
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/6039 K.2016/5521
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/6039 K.2016/3972

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.