KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/6477 E., 2016/5266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar kayyım vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
1964 yılında yapılan kadastro sırasında, ... ilçesi, ... köyü 2039 parsel sayılı 1.560 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ve arkadaşları adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi itibarıyla ve halen de orman olduğu iddiasıyla, tapu kaydının iptali, orman niteliği ile ... adına tescili ve elatmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmış, mahkemece, davanın kabulüne, 2039 parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile ... adına tapuya tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce, 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 03.12.1945 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1964 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı saptanarak, yazılı biçimde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın tapu kaydının iptali yönünde kurulan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı tarafın el atmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Türk Medenî Kanunun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine aynı hüküm uyarınca haksız bir el atma varsa anılan hüküm malike her türlü haksız el atmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalılar adına tapuda kayıtlı olup, davalıların haksız bir tasarruf ve el atmasından söz edilemez ve el atmanın önlenmesine karar verilemez. Bu itibarla, mahkemece el atmanın önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/6477, K. 2016/5266, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama