KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/763 E., 2015/5958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ..... Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..... Yönetimi, 4342 sayılı Kanuna göre yapılan tespitte mera olarak belirlenen .... köyü 365 sayılı parselin dava dilekçesine ekli haritada 10162,09 m2'lik (A) harfi ile gösterilen kısmının ve 754 sayılı parselin 154,216,79 m2'lik (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının orman sayılan yerlerden olduğunu, 01/02/1996 tarhinde kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, mera tahsis komisyon kararının iptali ile taşınmazların belirtilen kısmının orman vasfıyla adına tescili talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 365 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 10.162,09 m2'lik kısmı ile, 754 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen toplam 154.216,79 m2'lik kısmına ilişkin mera tahsis kararı, özel sicil kaydı ve tapu kaydının iptali ile, bu kısımların her birine sırasıyla ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiş, davacı ..... Yönetimi vekili tarafından ise vekâlet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1996 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Davacı ..... Yönetimi ve davalı ... Belediyesinin 754 nolu parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil,
yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunmaması gerektiği belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı ... Belediyesinin 365 nolu parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, tahditten sonra .... köy tüzel kişiliği tarafından açılan tescil davasında, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2005 tarih ve 2005/292 E. - 357K. sayılı kararı ile taşınmazın ..... köyü zilyetliğinde mera vasfıyla adına tesciline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, kararın söz konusu davada taraf olan davalı ve ..... Yönetimi yönünden kesin hüküm oluşturduğu, kesin hükmün dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği düşünülerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/763, K. 2015/5958, 17 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama