KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/14489 E., 2019/4701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi ve dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Yörede 2012 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında ... ilçesi, ... beldesi 384 ada 1 parsel sayılı 11.408,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve tamamının eylemli orman haline dönüştüğü şerh verilmek suretiyle Hazine adına ağaçlık niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmaz üzerinde 20 yılın üzerinde zilyetliğinin olduğunu belirterek yapılan tespitin iptali ile taşınmazın tamamı üzerinde kendi zilyetliğinin bulunduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 384 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla “... oğlu ...’ın kullanımındadır” şeklinde beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi ve dahili davalı Hazine vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz mahiyetinde zilyetlik tespitine ilişkindir.
Yörede orman kadastrosu ilk kez 1970 yılında 6831 sayılı Kanun gereğince orman kadastrosu; 1984 yılında ise 2896 sayılı Kanun gereğince değişik 2/B madde uygulamaları yapılarak kesinleşmiş, daha sonra 1992 yılında evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulamaları ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulamaları yapılmış, sonuçları 31/03/1994 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre çekişmeli 384 ada 1 sayılı parselin eylemli orman niteliğinde bulunmadığı anlaşılarak mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak dava, 384 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının askı ilan süresinde davacı gerçek kişi tarafından, beyanlar hanesine zilyetliğin tespitine ilişkin şerh verilmesi istemiyle açılmış olup, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı sabit olmasına rağmen mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek beyanlar hanesine sadece davacı yararına kullanım şerhi verilmesiyle yetinilmiş olup, taşınmazın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh verilmemiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/14489, K. 2019/4701, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama