İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/14751 K.2017/9556

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2016/14751Karar2017/9556Tarih16 Kasım 2017Okuma4 dk · 744 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/14751 E., 2017/9556 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Kasım 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, 03/03/2014 harç tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin yatırım amaçlı olarak Körfez ilçesi, Dereköy 58 sayılı parseli tapu sicilindeki yüzölçümü miktarına güvenerek satın aldığını ancak gerçekte taşınmazın yüzölçümü 2300,00 m² olmasına rağmen tapu sicilinde 12.300,00 m² olarak kaydedildiğini, bu durum karşısında müvekkilinin 10.000,00 m² eksik parsel maliki olmakla bu miktarda zarara uğradığını ve bu zarardan TMK’nın 1007. maddesi uyarınca Hazinenin sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 1000,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra 12/11/2014 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini toplamda 250.000,00.-TL’ye yükseltmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve 250.000,00.-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.

Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.

Şöyle ki, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesine göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”

Aynı Kanunun 3. maddesine göre ise “Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.

Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”

Medenî Kanunun 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet, “Hakların kazanılması” ile ilgili olduğu halde, Medenî Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma “Hakların kullanılması” ve “Borçların yerine getirilmesinde” söz konusu olur.

Dürüst davranma, “Bir hak sahibinin, hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuskar, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi” anlamındadır.

- 2 - 2016/14751 - 2017/9556

TMK’nın 2/I hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Medenî Kanuna göre dürüstlük kuralları verir.

TMK'nın 2/II maddesi ise hukuk kuralları tarafından kişilere tanınan yetkilerin olduğu gibi kullanılması, diğer kişiler ve toplumlar için çoğu kez katlanılması güç olan sonuçlar doğurabileceğinden, hukukta ortaya çıkabilecek gerçek olmayan kanun boşluklarının giderilmesini amaçlamaktadır.

Somut olayda; Tazminat isteğine dayanak 58 sayılı parsel yörede 1964 yılında yapılan tapulama sırasında 2300,00 m² yüzölçümüyle belgesizden tarla vasfıyla dava dışı ... adına tespit edilmiş ancak 21/09/1967 tarih ve 690 yevmiye numarasıyla hatalı olarak 12.300,00 m² yüzölçümüyle tapuya tescil edilmiştir. Ancak yüzölçümü bölümünün yanında kurşunkalem ile tarihsiz olarak “alan hatalı doğru alan 2300,00 m²” yazılmıştır.

Tespit maliki ... taşınmazı 08.03.1996 tarihinde 2300 m2 yüzölçümü ile Saadettin Erol’a satmış, 14.03.1996 tarihinde taşınmaz resmi satış senedinde 12300 m2 yüzölçümü ile ...’na satmış, 30/05/1997 tarihinde taşınmaz ...’e 2300 m2 olarak satılmış, yeni malik ise 2300 m2 olarak aldığı taşınmazı 24/11/2004 tarihinde ...’e, 3428 yevmiye numarasıyla 12300 m2 olarak satmış, davacı olan ... ise bu taşınmazı 08/10/2015 tarihinde 2300 m2 olarak Mustafa Barış’a satmıştır.

Taşınmazın satışına ilişkin resmi senetlerde yüzölçüm miktarlarının farklı yazılmasına ilişkin herhangi bir açıklama yoktur. Tapu kütüğünde kurşun kalem ile yapılan belirtme ve ifadeler ile tapu kütüğünün yüzölçüm kısmındaki hektar hanesine “1” rakamının nasıl yazıldığı belirlenememiş,taşınmaza ilişkin tespitte ve bilgisayar kayıtlarında 2300 m2 yazılı olup resmi olarak taşınmazın yüzölçümünde bir düzeltme yapılmamıştır.

Her ne kadar davacının taşınmazı satın aldığı senette taşınmaz miktarı 12300 m2 iken taşınmazın gerçek yüzölçümünün 2300 m2 olması nedeni ile davacının zararı olduğu düşünülebilir ise de bir bütün olarak taşınmazın satışına ilişkin resmi satış senetlerine baktığımızda, davacının taşınmazı satın aldığı kendisinden önceki malik ...’in, davacının arkadaşı olduğu, ..., ... ve davacının 30/05/1997 tarihinde 1559 numaralı işlemle ...'ndan çok sayıda taşınmazı yatırım amaçlı satın aldıkları, bu hususun dava dilekçesinde de belirtildiği,

dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazın davacıdan önceki malik tarafından satın alındığı 30.05.1997 tarih 1559 yevmiye numaralı satış senedinde davacının da imzasının bulunduğu ve o satış senedinde dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 2300 m2 olarak yazıldığı görüldüğünden davacının taşınmazın gerçek yüzölçümünün 2300 m2 olduğundan haberdar olduğunun kabulünün gerektiği; hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK'nın 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı” hususu dikkate alınarak,

davacının iyiniyetli olduğunun somut olayda kabulü mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16/11/2017 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/14751, K. 2017/9556, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14751
Karar No
2017/9556
Tarih
16 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/14752 K.2017/8993
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/14753 K.2017/14642
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/14757 K.2017/26774
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/14758 K.2017/26766
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/14758 K.2017/26779
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/14759 K.2017/9969

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.