KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/1765 E., 2016/4803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Konya 5. Asliye Hukuk ve Konya 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamına girdiği ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Konya 1. Tüketici Mahkemesi ise davanın taraflarının 6502 sayılı Kanundaki özellikleri taşımadığı, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin sadece Tüketici Kanununda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici diğer tarafın ise satıcı/sağlayıcı olması gerekir. Dosya kapsamında tarafların, 4077 sayılı Kanunda belirtilen satıcı/sağlayıcı ya da tüketici özelliklerini taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki davada uyuşmazlık, Tüketici Kanunu kapsamında kalmadığından, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/1765, K. 2016/4803, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama