KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/2376 E., 2016/3040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 30.05.2011 tarihli dava dilekçesinde, kadastro çalışması sırasında tapulama harici bırakılan, sınırlarını bildirdiği ... köyü, Mantarlık mevkiinde bulunan yaklaşık 30 dönüm büyüklüğündeki tarla vasıflı taşınmazı ...'tan alarak taşınmazın 50 seneyi aşkın bir süredir nizasız fasılasız, malik sıfatıyla zilyedi olduğunu belirterek adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu 33 nolu bölmenin yanında bulunan taşınmazlar ile bir bütün halinde düşünüldüğünde taşınmazın dört tarafının ... ile çevrili olduğu, dört tarafı Devlet ...ı ile çevrili dava konusu yerde kullanma ve zilyetliğin sürdürülmesi ... aleyhine genişleme yaratıp ... bütünlüğünü bozacağı, böylesi taşınmazlarda özel kişilerin tasarrufuna izin verilmediği ve zilyetlik yasaklanmış olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanan tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında 766 sayılı Kanun uyarınca kadastro çalışmaları yapılmış, taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Taşınmazın bulunduğu yörede dava devam ederken ... kadastrosu çalışması yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davacının, arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmaza yönelik olarak TMK'nın 713. maddesi gereğince tescil istemiyle dava açıldığı, davanın devamı sırasında yörede ... kadastrosu uygulaması yapıldığı ve 01.01.2016 tarihinde ilân edildiği, davanın ... kadastrosuna itiraza dönüştüğü anlaşıldığından uyuşmazlığın ... kadastrosuna itiraz yönünden kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Belirlenen bu duruma göre mahkemece görevsizlik kararı verilip dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2376, K. 2016/3040, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama