KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/4346 E., 2016/6239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada İzmir 7. Asliye Hukuk ve İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraz istemine ilişkindir.
İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereği hataların düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu ve davanın çözümünde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uygulamasından doğan tespite itiraz davası mahiyetinde olduğu, dava tarihi 10/09/2015 olup 30 günlük itiraz süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılmadığı, 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince yapılmış bir düzeltme işlemi bulunmadığı, bu itibarla davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan tesbitte; taşınmazın mülkiyeti, çapı ve yüzölçümü tartışma konusu edilemez, bu işlemde uygulama kabiliyeti bulunmayan ve harita tekniğine uymayan haritalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritalar düzenlenerek, bu tesbitin kesinleşmesi halinde tapu malikleri adına tapuya tescil edilir. Yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada kadastro mahkemesi görevli olup, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesi görevli değildir.
Somut olayda davacı; ... ili, ... ilçesi, ... bulunan 329 parsel sayılı taşınmazının eski tapu kaydında 5.300,00 m2 olarak kayıtlı bulunduğu halde, yapılan kadastro çalışmaları sırasında 4.710,00 m2 olarak ve eksik yazıldığını ileri sürerek 329 parsel sayılı taşınmazın bağ ve zeytinlik vasfı ile 5.300,00 m2 olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu durumda davanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uygulamasından doğan tespite itiraz davası mahiyetinde olduğu, dava tarihi 10/09/2015 olup 30 günlük itiraz süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılmadığı, 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince yapılmış bir düzeltme işlemi bulunmadığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/4346, K. 2016/6239, 2 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama