KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/6051 E., 2016/8591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada ... 18. Asliye Hukuk ve ... 11. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taraflar arasında yapılan sözleşme nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
... 18. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığa konu sözleşmenin ... ile tüketici sıfatındaki davacı arasında imzalandığı; tüketici mahkemesinin görevli olacağı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... 11. Tüketici Mahkemesi ise uyuşmazlığın tüketici işlemiyle ilgili olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Davanın açıldığı 15/05/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca, bu Kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla “Mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemi” kanun kapsamındadır. Kanunun 23/1. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamından doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
4077 sayılı Kanunun 3. maddesinde tüketici, bir mal veya hizmeti, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla” edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi; tüketici işlemi ise, "Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlem” olarak tarif edilmiştir.
Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukukî işlem bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; taraflar arasında 4077 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir satış yahut hizmet ilişkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlık kentsel dönüşüm kapsamında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda, arsa sahibi açısından güdülen amaç kullanmak için konut edinmek değil arsasını değerlendirmektir. Bu nedenle, arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 4077 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Davacı ve davalının 4077 sayılı Kanun kapsamındaki tüketici tanımına uymadığı, taraflar arasında tüketici işlemi bulunmayıp, genel hükümler uyarınca çözümlenecek arsa sahibi ile yüklenici arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/6051, K. 2016/8591, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama