KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2016/7372 E., 2018/1524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ...köyü 309 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, davanın Hazineye ihbar edilmesi üzerine Hazine davacı yanında davaya müdahil olarak katılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın Fen Bilirkişisi ...'un 27.04.2009 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 1063 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde Hazine adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen 3357 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp ilan edilerek 20/10/1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman sınırı dışında kısmen de orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, tapu sicilinde zaten kayıtlı olduğu gözetilmeksizin, dava konusu parselin orman olmadığı saptanan ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün mükerrer tescile yol açacak biçimde davalı adına tesciline karar verilmiş olması, doğru görülmemiştir.
Ancak, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/7372, K. 2018/1524, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama