İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8160 K.2018/3650

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2016/8160Karar2018/3650Tarih10 Mayıs 2018Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2016/8160 E., 2018/3650 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mayıs 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar
Hazine - ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...ili, ...ilçesi, ...mahallesi, 4 ada 87 parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 oranında maliki olduğunu, taşınmazın 17/11/1980 tarihinde 1159 yevmiye nolu işlem ile ... kızı ... 'dan satın alındığını, taşınmaz hakkında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulaması yapıldığını, uygulama ile 5025 ada 4 parsel sayılı taşınmaz oluştuğunu, ...1.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1197 Esas sayılı dosyası ile 5025 ada 4 parselde ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği ev ve 2010/4 satış dosyası ile dava konusu taşınmazın satışına karar verildiğini ancak müvekkilinin hissesinin tapu kütüğüne yazılmaması sebebiyle satış sonucu müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, tapu sicilinin tutulmamasından dolayı şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 05/10/2015 tarihli harçı ıslah dlekesiyle dava değerini 24.219,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı Hazine vekili ceavp dilekçesinde ve ıslaha karşı cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucu 1- Davacının davalı ... adına açtığı davanın reddine, 2-Davacının davalı Hazine aleyhine açtığı davanın kabulü ile; 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, 23.219,00 TL'nin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından ...mahallesi 4 ada 87 parse sayılı taşınmazın 1/2 hisse ile ... adına 55 m2 yüzölçümü ve kargir ev niteliğiyle tapuda kayıtlı iken, 01/02/2001 tarih ve 748 yevmiye ile imar uygulaması işlemi gördüğü, imar uygulaması dağıtım ve tahsis cetvellerinde yeni oluşan ... mahallesi 5025 ada 4 parsel sayılı 2169,42 m2 yüzölçümlü taşınmazda davacı ...'nın 4 ada 87 parseldeki hissesine karşılık gelen 1794/216942 hissesinin yer almasına rağmen, taşınmazın tapu kütüğüne davacının hissesinin tescil edilmediği, daha sonra taşınmazın ...1.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1197 E. sayılı dosyası ile taşınmazıdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği ve aynı mahkemenin 2010/4 E. sayılı satış dosyası ile de taşınmazın 07/02/2011 tarihinde 2834 yevmiye numarası ile satışına karar verildiği ancak tapu kütüğünde hissesi kayıtlı bulunmadığından davacıya satıştan düşen payının verilmediği anlaşılmıştır.

-2- 2016/8160 - 2018/3650

Mahkemece davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaktadır. Şöyle ki, beleiye tarafından yapılan imar uygulaması sonucu yeni oluşan 5025 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tesciline esas alınan işlem belgeleri incelendiğinde, davacının 47 ada 87 parseldeki hissesine tekabül eden hissesinin dağıtım cetveli ve tescil sayfasında yazılı bulunduğu, tapu müdürlüğünce düzenlenen tapu senedinde dahi davacının hissesi ile birlikte tapu malikleri arasında yazıldığı anlaşıldığından davacının belediye başkanlığı tarafından yapılan imar işlemlerinden doğan bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak 4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi ''Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur'' hükmünü içermekte olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup, tapu müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında, kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir.

Kusurun varlığı ya da yokluğu Devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece, Devletin memuruna rücu halinde iç ilişkide etkili olmaktadır.Somut olayda, imar uygulaması ile 47 ada 87 parselde tapu maliki bulunan davacının imar uygulaması ile yeni oluşan 5025 ada 4 parselin dağıtım ve tescil sayfasında yer alan hissesinin tapu kütüğüne işlenmemesi ve daha sonra taşınmazın cebri icra kanalıyla satılması sebebiyle zararının doğduğu ve bu zarardan da TMK'nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının zararının tazmininin gerektiği açıktır.

Medenî Kanunun 1007. maddesinde sözü edilen zarar gerçek zarar olup, burada gerçek zarar; davacının mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idi ise, aynı durumun yeniden tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.. 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K..

15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir.

5025 ada 4 parsel sayılı taşınmaz cebri icra yoluyla 07/02/2011 tarihinde satıldığından, davacı yönünden mülkiyetin kaybedildiği bu tarihte zarar meydana gelmiş olup bu tarihe göre taşınmazın niteliği ve değerinin belirlenmesi gerekirken mahkemece dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak alınması hatalıdır.

Davanın niteliğine göre tazminat miktarı belirlenirken, öncelikli konu, gayrimenkulün niteliğinin ve değerinin hesaplanması olup, arazi niteliğindeki taşınmazlarda, başka deyişle tarım alanlarında net gelir esas alınarak, arsa niteliğindeki taşınmazlar için ise, emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmelidir. Tapusu iptal edilen dava konusu taşınmaz arsa vasfında olduğundan, değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olup, mahkemece emsal araştırılması yapılmaksızın ve içlerinde bir inşat bilirkişisi bulunan bilirkişi kurulu tarafından tek emsal parsel dikkate alınarak yapılan değerlendirmeyle yetinilmesi de doğru değildir.

Buna göre, taşınmazın niteliği arsa olduğundan, emsal satışların değerlendirme tarihindeki( 07/02/2011 ) karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğinden, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve değerlendirme tarihi olan değerlendirme tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması,

gerekli görülürse re'sen emsal getirtme yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren, emsal ile tazminat istemine dayanak taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin karşılaştırıldığı rapor alınması, alınan emsal ile tazminata konu taşınmaza ait Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m²

-3- 2016/8160 - 2018/3650

değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, tazminata konu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek ve tarafların tüm delilleri de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırılma sonucu verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 10/05/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8160, K. 2018/3650, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8160
Karar No
2018/3650
Tarih
10 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/8161 K.2018/4728
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/8162 K.2018/8113
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/8162 K.2018/4025
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/8163 K.2018/7312
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/8164 K.2018/3718
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/8165 K.2018/3119

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.