İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/11056 K.2019/6268

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2017/11056Karar2019/6268Tarih5 Kasım 2019Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/11056 E., 2019/6268 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2019
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında ... köyü, 257 ada 6 parsel sayılı 66.53 m² yüzölçümündeki taşınmaz (birleşen dosya 2011/248 E.), 238 ada 41 parsel sayılı 9235.38 m² yüzölçümündeki taşınmaz (birleşen dosya 2011/216 E.), 300 ada 2 parsel sayılı 6605.42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3 hisselerle davalılar adına tesbit edilmiştir.

Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların orman sınırları dışına çıkarıldığı tarih ile tesbit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı iddiasıyla tespitin iptali ve taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.10.2013 tarihli, 2013/8905E.- 9372 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ‘‘Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda, orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden dava tarihine kadar sürdürülen zilyetlik süresinin 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde belirtilen 20 yılı bulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.

Şöyle ki; yörede 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden, çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanın, arazi kadastrosu sırasında Devlet ormanı niteliğiyle tesbit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

H.G.K.’nIn 24/10/2001 gün ve 2001/8-964 E. - 751 K. sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 –183 E.-187 K., 2004/8-15 E. - 7 K., 2004/8-242 E. - 292 K. ve 20. Hukuk Dairesinin 2008/20-214 E.-241 K. sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, kesinleşme tarihine kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyecektir.

Ancak, bu tarihten sonra sürdürülen zilyetlik ise davalı yararına hak doğurabilecektir.

Genel uygulama bu yönde olmakla birlikte, kadastro veya tapulama çalışmaları sırasında, paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit dışı bırakılan yerlerin, resmî belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle yapılacak araştırma sonucu öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi ve mevcut fiilî durum itibariyle de orman olmadığı ve çevre ziraat arazileri ile de bütünlük arzeden yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, yukarıda belirtilen kuralın uygulanması mümkün değildir.

Bu nedenle, bu türden yerlerin 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi kapsamında imar - ihya edilmesi ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin tamamlanması ile de kazanılması mümkündür.

Somut olayda; keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporu ile, çekişmeli taşınmazların 1957 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olarak tespit harici bırakılan yerlerden olduğu ve kesinleşen orman tahdidine göre taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmesine karşın taşınmazların öncesi itibariyle orman olup olmadığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanmak sureti ile belirlenmediği gibi, taşınmazların orman içi açıklık olup olmadığı hususları da irdelenmemiştir.

O halde, mahkemece; en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerden getirtildikten sonra,

keşfe katılan önceki bilirkişiler dışında bir fen, bir ziraat ve bir orman mühendisi bilirkişileri huzurunda keşif yapılarak dava konusu taşınmazların memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak bilirkişilere incelettirilip, taşınmazların niteliğinin ne şekilde göründüğü orman ya da 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı, dava tarihinden 20 yıl önce taşınmazların kullanılıp kullanılmadığı, fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftasında tasarruf sınırı bulunup bulunmadığı,

taşınmaz üzerinde önceki yıllarda ve şimdi bulunan bitki örtüsünün cinsi, sayısı, yaşı ve dağılımı, durumunun ne olduğu Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi hükümleri gözönünde bulundurularak belirlenmeli, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, zilyetliğe değer verilmeyeceği ve orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçip geçmediği düşünülerek sonuca göre karar verilmelidir.’’ gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 257 ada 6 parsel numaralı taşınmaza ilişkin davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu 238 ada 41 parsel numaralı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1146,36 m2’lik bölümünün tespit gibi tesciline, (B) harfiyle gösterilen 8089,02 m2’lik bölümünün tespitteki vasfı ile Hazine adına tesciline, dava konusu 300 ada 2 parsel numaralı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3313,48 m2’lik bölümünün tespit gibi tesciline, (B) harfiyle gösterilen 3291,94m2’lik bölümünün tespitteki vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1957 tarihinde 766 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazlar orman olduğu gerekçesi ile tespit harici bırakılmış, tespit tarihinden önce 22.05.1991 tarihinde yapılan orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulama çalışmalarında da çekişmeli taşınmazlar, orman sınırları dışında bırakılmıştır.

Ayrıca çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde; 2859 sayılı Kanun ve 590 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği yapılan yenileme çalışmaları, 21.02.2005 tarihinde kesinleşmiştir.

1)Davacı Hazinenin dava konusu 238 ada 41 sayılı parselin bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1146,36 m2lik bölümüne, davalıların aynı parselin (B) harfiyle gösterilen 8089,02 m2'lik bölümüne ilişkin hükmün temyizi yönünden yapılan incelemede; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak usulüne uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada (A) bölümünün Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, (B) bölümünün ise orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulduğuna göre davacı ve davalıların temyiz itirazları yerinde değildir.

2)Davacı Hazinenin dava konusu 257 ada 6 parsel numaralı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak usulüne uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirlenerek hüküm kurulduğuna göre davacı Hazinenin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3- Davacı Hazinenin dava konusu 300 ada 2 parsel numaralı taşınmazın (A) bölümüne, davalıların aynı taşınmazın (B) bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 300 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 20.11.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması zorunlu

olduğuna göre davacı Hazinenin bu parselin tamamına yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir.

Bu itibarla davalıların dava konusu 300 ada 2 sayılı parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile davacı Hazinenin bu parselin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1)Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin ve davalıların dava konusu 238 ada 41 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,

2)İkinci bentde açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin dava konusu 257 ada 6 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,

3) a-Üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalıların dava konusu 300 ada 2 sayılı parselin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

b-Üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin dava konusu 300 ada 2 sayılı parselin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsel yönünden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/11056, K. 2019/6268, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/11056
Karar No
2019/6268
Tarih
5 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/11071 K.2019/12217
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/11074 K.2019/19420
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/11095 K.2019/13127
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/11123 K.2019/37850
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/11124 K.2019/10868
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/11126 K.2019/11152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.