KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2017/1187 E., 2017/10505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, kat malikleri kurulunun 07/06/2009 tarihli toplantısında bina dış boyalarının yapılması kararı alındığını, davalının kendi dairesinin bulunduğu bölümün boyasının yapılmasını engellediğini, bunun üzerine tespit ve müdahalenin men'i, sataşmanın önlenmesi ve tespit giderleri ile boya giderlerinin ödenmesi için dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, davalının gerek delil tespiti gerekse dava açılmasına ve vekalet ücreti ödenmesine neden olduğunu,
site yönetimi tarafından avukata makbuz karşılığı ödenen vekalet ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 16/05/2011 tarihli serbest meslek makbuzu dikkate alınarak taraflar arasında sözleşmenin konusuna veya miktarına yönelik ihtilaf bulunmadığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği ve ödenen avukatlık ücretlerinin makul sınırlar içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ... 2. Sitesi, birden fazla ada ve parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığa Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca tayin edilmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu durumda mahkemece, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/1187, K. 2017/10505, 12 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama