İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/384 K.2017/2513

Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/03/2017 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar ... ve...vekili…

Esas2017/384Karar2017/2513Tarih28 Mart 2017Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/384 E., 2017/2513 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/03/2017 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar ... ve...vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı Hazine vekili Av. ...geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, 06/02/2013 tarihli dava dilekçesi ile; davacıların 07/10/2008 tarihinde...köyü 43159 ada 1 sayılı parselde kayıtlı taşınmazı 1.051.000,00.-TL bedelle tapuda malik görünen İbrahim ...kızları... ve...isimli şahıslar tarafından ...16.

Noterliğinde düzenlenen 17/09/2008 tarihli 26285 yevmiye nolu vekaletnamedeki yetkiyle...'den satın aldıklarını, emlak rayiç bedeli olan 520.000,00.-TL'yi nakten ödediklerini, satıştan birkaç ay sonra taşınmaz malikleri tarafından davacılar aleyhine ...18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/475 sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bunun üzerine ...Cumhuriyet Başsavcılığına davacılar tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, ...5.

Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/45 sayılı dosyasında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açıldığını, ...18.

Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın, satışta kullanılan vekaletnamenin sahte olduğunun belirlenmesi nedeniyle kabul edildiğini, davacıların bedelini ödeyerek satın aldıkları taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek, şimdilik 576.358,00.-TL'nin Türk Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, sahtecilik davası henüz kesinleşmemekle birlikte, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan Devletin kusursuz sorumluluğunda illiyet bağını kesen bir durum olduğu gerekçesiyle davanının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından; malik ...'den kalan ancak kızları olan ... ve ... tarafından tapuda adlarına intikali yaptırılmayan ...köyü 43159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ...5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/45 sayılı dosyasında sanık olan ve mahkumiyetlerine karar verilen ... ... ve ...tarafından, ...'in kimlik bilgileri kullanılarak ancak farklı fotoğraf yapıştırılan sahte nüfus kayıtları ile tapuda ... vevi'ye satıldığı; sanıklar hakkındaki dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtayda olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Taşınmazların tapu siciline kaydedilmesi ve sicillerin doğru oluşturulmasından dolayı Devletin sorumluluğu Medenî Kanunun 1007. maddesinde düzenlenmiş, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğu vurgulanmıştır.

Devletin tapu sicilini düzenli tutması ve taşınmazların durumunu tespit ve tescil bakımından gerekli düzenlemelerin yapılarak açık hale getirilmesi konusuna büyük önem verilmiş, bu sicillerin Devlet memurlarınca tutulmasından kaynaklanan bütün zararlardan dolayı vatandaşlara karşı Devlete ikinci derecede değil, İsviçre’de olduğu gibi birinci derecede sorumluluk yüklenmiştir (Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu/Galip Esmer Gayrimenkul Tasarrufları, 1969, s:512 vd; Prof. Dr. Jale Akipek, Eşya Hukuku, 1972, s:303).

Devletin sorumluluğundan söz edebilmek için tapu sicilinin tutulmasında, sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işleminin ve bununla zararlı sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekmekle birlikte, eylemin kusura dayanıp dayanmamasının bir önemi bulunmamakta; böylece Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluğun özel bir hali olarak ortaya konulmaktadır.

Burada, kusursuz sorumluluğun dayanağı, yanlış tesciller ve sicile güven ilkesi sonucu, malvarlığına ilişkin hakların yeri doldurulmaz biçimde değişmesi ve bu hakların sahiplerinin onlardan yoksun kalmaları tehlikesinin varlığı ile açıklanabilir.

Gerçekten, tapu sicilinin tutulmasını üzerine alan Devlet, sicile tanınan güvenden ötürü, hak durumuna aykırı kayıtlardan doğan tehlikeyi de üstlenmektedir.

Görülmektedir ki; kusursuz sorumluluğun bir biçimi olan tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan Devletin sorumluluğu, bir tehlike sorumluluğudur.

Tapu müdürü ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, tapu sicilinin tutulmasında kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu Devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece Devletin memuruna rücu durumundaki iç ilişkide etkili olmaktadır.

Tapu sicilinin tutulmasında kişi çıkarlarının korunması bakımından uyulması gereken kurallar, sicilin tutulmasına ilişkin yasal düzenlemelerle sınırlı olmayıp bu yasal düzenlemeler dışındaki hukuk kurallarına ve hukukun genel ilkelerine de uyulması gerekmektedir. Tapu müdür ya da memurlarının ihlal ettikleri hukuk kuralları ister genel olsun; ister salt sicilin tutulmasıyla ilgili olsun, her iki durumda da ortaya çıkan sonuç tapu sicilinin hukuka aykırı tutulmuş olmasıdır (Dr.

Lale Sirmen, Tapu Sicilinin Tutulmasından Doğan Zararlardan Devlet’in Sorumluluğu, Ankara, 1976 Sh. 63 vd). Bu nedenle sicilin hukuka uygun tutulması kavramı, tapu sicilinin tutulmasına ilişkin düzenlemelere uygunlukla sınırlı bir kavram olmayıp, hukukun genel ilkelerine de uygunluk gerekmektedir. Bunun dışına çıkan her hukuka aykırı davranıştan Devletin sorumluluğu asıldır.

Davacılar, gerçekte üçüncü kişiye ait taşınmazı, elinde sahte nüfus kayıt örnekleri bulunan kişiden tapu müdürlüğünde gerçekleştirilen resmi senetle satın almış; daha sonra taşınmazın gerçek sahiplerinin açtığı dava sonucu bu tescilin sahte belgelere dayalı ve yolsuz olduğu gerekçesiyle adlarına olan tapu kaydı iptal edilerek bedelini ödedikleri taşınmaz, gerçek sahipleri adına tapuya tescil edilmiştir.

Tapudaki işlemin sahtecilik yoluyla elde edildiği ve tescilin yolsuz olarak gerçekleştiği yargı kararları ile saptanmıştır. Davacıların zararının kaynağı sahte işlemlerle sağlanan bu yolsuz tescildir ve dosyada, davacıların kasıtlı ya da kusurlu eylemleriyle bu zararın gerçekleşmesine neden olduklarna ilişkin herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Ancak; ceza mahkemesi dosyası henüz temyiz aşamasında olup kesinleşmediğinden, mahkemece bu dosyanın kesinleşmesi beklenmeli, dava dışı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararları kesinleştiği takdirde, yolsuz tescil nedeni ile davacıların zarara uğradığı, nedensellik bağının kesildiğinden söz edilemeyeceği düşünülmeli, tapu müdürlüğünün hukuka aykırı eylem ve işlemleri ile zarar arasında nedensellik bağı bulunduğuna göre bu zarardan Devlet sorumlu tutulmalıdır.

Mahkemece bu husus gözönünde tutularak, ceza mahkemesi dosyasının kesinleşmesinden sonra, gerçekleşen zararın kapsamı da usûlüne uygun olarak seçilmiş bilirkişi kuruluna belirlettirilip, davalı Hazinenin zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması usûl ve kanuna uygun değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1480,00.-TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/03/2017 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/384, K. 2017/2513, 28 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/384
Karar No
2017/2513
Tarih
28 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/384 K.2017/3003
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/384 K.2017/1509
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/385 K.2017/2883
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/385 K.2017/1464
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/385 K.2017/1714
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/385 K.2017/3007

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.