İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/5235 K.2019/6623

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım asli müdahiller tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2017/5235Karar2019/6623Tarih14 Kasım 2019Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/5235 E., 2019/6623 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2019
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım asli müdahiller tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ...parsel sayılı taşınmazlar, tapu kayıtlarına dayanılarak ... ve Arkadaşları adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2008 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 480, 371, 482 ve 1145 parsel sayılı taşınmazların orman sınırı içine alındığını, çekişmeli taşınmazların orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptali istemiyle dava açmıştır.

Davacı ..., 371 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alındığını, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptali istemiyle ayrı dava açmıştır. Ayrı ayrı açılan davalar birleştirildikten sonra ..., ..., ..., 26.02.2010 tarihli dilekçeyle davaya katılmıştır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle,....

371 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...1/10/2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısma ait kadastro tutanaklarının iptali ile 32/86'sının ... oğlu ..., 10/86'sının ... oğlu ..., 10/86'sının ... oğlu ..., 17/86'sının .... oğlu ..., 17/86 sının .... oğlu ... adına,....köyü 480 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi...n 31/10/2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının ... oğlu ..., 3/28'inin .. oğlu ... adına, ... ilçesi, .... köyü 482 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...

31/10/2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının .... oğlu ..., 3/28'inin ... oğlu ... adına, ... ilçesi, ... köyü 1145 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ....31/10/2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının .... oğlu ..., 3/28'inin .... oğlu ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/03/2015 gün ve 2015/2344 E. - 2015/2033 K. sayılı kararıyla.

“Mahkemece, davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; mahkemece, davacıların açmış olduğu dava kadastro tespine itiraz davası olarak kabul edilerek dava sonuçlandırılmıştır.

Oysa, eldeki dava, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca 6 aylık askî ilânı süresinde açılan orman tahdidine itiraz davası niteliğinde olduğu gibi, davacıların dayandıkları tapu kayıtları da 1969 yılında kadastro tesbiti sonucu oluşmuştur.

Hal böyle olunca, davanın orman kadastrosuna itiraz olarak değerlendirilip, buna göre hüküm kurulması gerekirken, kadastro tesbitine itiraz olarak nitelendirilip, davacıların kadastro tesbiti sonucu adlarına tapuya bağlanan taşınmazlarının kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesi doğru değildir.

Bu nedenle, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;

orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve davalı taşınmazlara ilişkin olarak 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j maddesinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, orman kadastrosunun iptali davası açabilmek için bir taşınmazda hak sahibi olmanın yeterli görüldüğü,

ayrıca, taşınmazdaki bütün hak sahiplerinin birlikte dava açmaları gerektiği yönünde kısıtlayıcı bir düzenlemenin getirilmediği, belirtilen Kanunî düzenlemeler ile müşterek menfaatlerin korunmasına yönelik davaların müşterek maliklerden biri tarafından açılabileceğine ilişkin 21.06.1944 gün ve 13/30 - 24 sayılı içtihadı birleştirme kararı birlikte yorumlandığında, müşterek maliklerin ayrı ayrı orman kadastrosunun iptali davası açabilecekleri gözönünde bulundurularak dava konusu taşınmazların tamamı yönünden oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilerek bozulmuştur.

.... ve .... 02.09.2015 tarihli dilekçeleriyle 371, 480, 482, 1145 sayılı parsellere yönelik olarak, Hazine ise 24.10.2016 tarihli dilekçe ile taşınmazların Hazine adına tesciline yönelik olarak bozmadan sonra asli müdahale talebinde bulunmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar ve müdahillerin davalarının reddine, müdahil Hazinenin tescil yönündeki talebinin mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114 ve 115 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve bir kısım asli müdahiller tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayanılarak açılan orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 18/08/2009 tarihinde ilânı yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Mahkemece önceki kararın temyiz edilmemesi nedeniyle usulü kazanılmış hak oluştuğundan bahisle davacı ve asli müdahil kişilerin davasının reddine karar verilmiştir.

Oysa ki, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/03/2015 gün ve 2015/2344 E. - 2015/2033 K. sayılı bozma kararına konu mahkeme kararında; davacılar adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların tahdit ve 2/B uygulaması dışında bulunan ve davaya konu edilmeyen kısımları hakkında kadastro tespitine itiraz davası gibi hüküm kurulmuş ve davaya konu, tahdit ve 2/B uygulaması içinde bulunan kısımlar hakkında hüküm kurulmamıştır.

Önceki bozmaya konu kararda dava konusu edilen kısımlara ilişkin açılan orman kadastrosuna itiraz davası hakkında hüküm kurulmadığından davacı ve asli müdahil kişilerin temyiz etmemiş olmasının davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bahsedilemez.

Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar ve bir kısım asli müdahillerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/11/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/5235, K. 2019/6623, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5235
Karar No
2019/6623
Tarih
14 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5236 K.2019/11044
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5237 K.2019/10540
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5238 K.2019/11181
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5239 K.2019/11287
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/5239 K.2019/5127
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5244 K.2019/10987

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.