İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/7067 K.2020/146

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/7067Karar2020/146Tarih16 Ocak 2020Okuma6 dk · 1.148 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/7067 E., 2020/146 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2020
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.148 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; dava dilekçesinde mevkii ve sınırları belirtilen yaklaşık 6000 m2 yüzölçümüne sahip tarla vasfındaki taşınmazın 25–30 yılı aşkın bir süreden beri davacının nizasız, fasılasız malik sıfatıyla zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğunu beyanla, davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, krokide (C) harfiyle gösterilen 5870 m2'lik taşınmazın davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 11.6.2009 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ve sarı renkle gösterilen 3055 m2'lik taşınmazın tespit gibi tesciline, krokide (B) harfi ve kırmızı renkle gösterilen taşınmaz ile (C) harfi ve mavi renkle gösterilen taşınmaz arasında kalan ark olarak bırakılan taşınmazın tespit gibi tesciline, krokide (C) harfi ve mavi renkle gösterilen 5870 m2'lik taşınmazın ... ili, ... ilçesi,

... köyü nüfusuna kayıtlı ... oğlu 1944 doğumlu ... adına tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş, hükmün davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.05.2012 tarih 2011/7479 Esas - 2012/3789 Karar sayılı ilamıyla “Mahkemece, krokide (C) harfiyle gösterilen 5870 m2'lik taşınmazın davacının malik sıfatıyla zilyetliği altında bulunduğu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, kabulüne karar verilen taşınmaz bölümünün davacı ...’e babasından ve dedesinden kalma olduğu, davacı tarafından en az 35 – 40 yılı aşkın zamandan beri ekilip biçildiği anlaşılmıştır. Ne var ki, yerel bilirkişiler ile tanık taşınmazın davacıya intikal biçimi konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır.

Davaya konu taşınmaz davacının babasından kaldığına ve babası da öldüğüne göre, TMK'nın 701 ve 702. maddeleri gereğince taşınmaz elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir.

Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK'nın 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup, kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerekir. Davacı dava dilekçesinde, sadece kendi adına iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Bu nedenle terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır. Şayet dava konusu taşınmaz bölümleri satış, bağış veya terekenin paylaşımı sonucu davacıya düşmüş ise, davanın bulunduğu bu haliyle yürütülmesi ve aşağıda belirtilecek eksikliklerin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Aksi halde, davacı dava dilekçesinde; sadece kendi adına iptal ve tescil isteğinde bulunduğundan ve üçüncü kişilere karşı tek başına dava açma sıfatı ve hukuki ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir.

Uyuşmazlık konusu taşınmaz yapılan tapulama çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Mahkemece, davaya konu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılma nedeni, tarihi ve niteliği sorulmadığı gibi çifte tapunun önlenmesi açısından dava konusu yapılan taşınmazın tapuda kayıtlı olan yerlerden olup olmadığı da sorulmamıştır. Bundan ayrı yapılan keşifte iki yerel bilirkişinin birlikte dinlenilmesi de usul ve kanuna aykırıdır.

Tanıklar hakkındaki hükümler aynı zamanda yerel bilirkişiler hakkında da uygulanır. Bu nedenle HMK'nın 261 ( HUMK m. 265 ) maddesi gereğince tanıklar gibi yerel bilirkişilerin de ayrı ayrı huzura alınıp dinlenmeleri gerekmektedir.

Çifte tapunun önlenmesi açısından hükme esas alınan teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek dava konusu yapılan yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, aynı şekilde dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılma nedeni ve kadastro tespitinin yapıldığı tarih ile taşınmazın niteliğinin kadastro müdürlüğünden sorularak tesciline karar verilen ve krokide (C) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümüne komşu parselleri kapsar biçimde birleşik paftanın kadastro müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması,

getirtilecek birleşik pafta üzerinde yapılacak inceleme sonucu komşu kadastro parsellerine ait kadastro tutanak ve ekleri ile kadastro sırasında bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları ilgili yerlerden getirilmek suretiyle eldeki dosya arasına konulması,

yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK'nın 258, 259 (HMK. m.243, 244, 259 ve 290/2) maddeleri uyarınca davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle adı geçenlerin keşif yerinde dinlenmeleri, yerel bilirkişilerin HUMK'nın 265 (HMK.m.261) maddesi gereğince hakim tarafından biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanların huzurda bulunmamaları suretiyle ayrı ayrı dinlenilmeleri, komşu parsellere ait tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması,

davacının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, emek ve para sarfını ne biçimde yaptığı hususlarının yerel bilirkişiler ile tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Kabule göre de, eldeki dava, tapulama harici bırakılan taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle gerçek kişi adına tapuya tescil istemine ilişkin olmasına ve davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılmasına rağmen mahkemece, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının bir nolu bendinde “... ili, ... ilçesi, ... köyü, ...mevkiinde bulunan 11.6.2009 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ve sarı renkle gösterilen 3055 m2'lik taşınmazın tespit gibi tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... köyü,

...mevkiinde bulunan 11.6.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ve kırmızı renkle gösterilen taşınmaz ile (C) harfi ve mavi renkle gösterilen taşınmaz arasında kalan ark olarak bırakılan taşınmazın tespit gibi tesciline” karar verilmesi de doğru olmamıştır.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 11/06/2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ve krokisinde, mavi renk ve (C) harfi ile gösterilen 5870 m2'lik kısmın davacı ...'in zilyetliğinde bulunduğunun tespitine, söz konusu taşınmazın su altında kalması nedeniyle tescil harici bırakılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava tapusuz taşınmazın tescili davasıdır.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 5870 m2'lik kısmının davacı ...'in zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmiş ise de, kabule karar verilen kısmın davacı ...’in abisi ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/154 Esas - 2002/411 Karar sayılı dosyasında başka taşınmazlarla birlikte tescil davasına konu edildiği, ...’in dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında taşınmazların babasından kaldığını ve kardeşler arasında yapılan rızai taksimde kendisine düştüğünü beyan ettiği, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanlarının da taşınmazın rızai taksim sonucu ...’e düştüğü yönünde olduğu, mahkemece de bu hususun kabul edildiği ancak

taşınmazın orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle bu taşınmaz bölümü bakımından davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ...'in dava konusu ettiği bu taşınmaz bölümü hakkında bilahare ...’in eldeki temyize konu davayı açarak taşınmazın babasından kaldığı ve harici taksimle kendisine düştüğünü ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/154 Esas - 2002/411 Karar sayılı dosyasının davacı ... taraf olmadığından eldeki dosya tarafları arasında kesin hüküm teşkil etmese de güçlü delil niteliğinde olduğu, gerek davacının abisi ...'in iddiaları gerekse keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi beyanlarının (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacının babasından kaldığı ve paylaşım sonucu abisi ...’e düştüğü hususunun bahse konu dava dosyasında ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Bu sebeple, davacı ...'in çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu kısımda davacı ... yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğundan bahisle ...'in zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16/01/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/7067, K. 2020/146, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/7067
Karar No
2020/146
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/7072 K.2020/274
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/7075 K.2020/262
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/7097 K.2020/83
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/7099 K.2020/89
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/7100 K.2020/3
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/7110 K.2020/82

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.