İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8875 K.2020/1499

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2017/8875Karar2020/1499Tarih2 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/8875 E., 2020/1499 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2020
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yörede 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ... köyünde bulunan 1900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2717 parsel numarasıyla Emine Taşan adına, 2400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise komisyon kararı ile 3666 parsel numarasıyla Mehmet Kaplan adına tespit edilmiş, taşınmazlar satış sonucu ... adına tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili sulh hukuk mahkemesine sunduğu dava dilekçesiyle, ... köyünde bulunan 2717 ve 3666 parsel numaralı taşınmazların tapusunun 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda oluştuğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 4. maddesi uyarınca 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin fiili kullanım durumlarına göre kadastrosu ile ifraz ve tevhit işlemlerindeki sınır ve yüzölçüm hatalarının düzeltilmesi çalışması sonucunda askıya çıkarılan krokide taşınmazların doğuya doğru kaydırıldığını, çalışmanın ikinci kadastro niteliğinde olduğunu,

orman sınır noktalarının zeminde mevcut bulunmadığını, 26 numaralı 2/B parsel sınırının askıya çıkarılan şekliyle kesinleşmesi durumunda köyün 1000 dönümü aşan tapulu arazisinin 2/B hattı içerisinde kalacağını ileri sürerek 2/B sınır hattının 2717 ve 3666 parseller yönünden iptali ve bu parsellerin 2/B çalışma alanı dışında bırakılması istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarih ve 2013/8794 E.- 2013/9328 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ‘‘2010 yılında yörede 3402 Sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmasında dava konusu taşınmazlarla ilgili sınır ve yüzölçüm düzeltilmesi çalışması yapılmadığı, tutanak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince tutanak düzenlenmeyen ve 6 aylık sürede açılmayan orman kadastrosuna itiraz davaları kadastro mahkemesinin görevine girmez. Somut olayda görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu, bu nedenle davanın 6100 Sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden önce açıldığı da gözönüne alınıp öncelikle değer tespiti yapılarak mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Ayrıca orman bilirkişi raporunda çekişmeli 2717 parselin tamamının ve 3666 numaralı parselin (A) ile gösterilen bölümünün 1948 yılında yapılan orman tahdidi dışında kaldığı, 3666 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümünün aynı tahdit içerisinde kaldığı ve taşınmazların 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B çalışmasında 2/B alanında kaldığı belirlendiğine göre, aplikasyon çalışmasının, daha önce orman kadastrosu ve tahdit çalışması yapılmış yerlerde ilgili OS noktalarının arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olduğu,

önceki OS noktalarında herhangi bir değişiklik yapılamayacağı ve ilk tahdidin değiştirilemeyeceği gözönüne alındığında, 1948 yılında yapılan orman tahdidi dışında kalmakta iken 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları sonucunda 2/B alanına alınan çekişmeli 2717 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 3666 parsel sayılı taşınmazın (A) bölümüne yönelik davacının davasının kabulüne ve bu yerlere ilişkin 2/B işleminin iptaline karar vermek gerekirken, bu yönde karar verilmemiş olması ve 1948 yılında yapılan orman tahdidi içinde kalmakta iken,

1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları sonucunda 2/B alanı içerisinde kalan çekişmeli 3666 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümü yönünden ise davanın 2/B madde uygulamasının iptali ve tapunun beyanlar hanesindeki 2/B madde şerhinin iptalini de içerdiği ve davadan sonra 6292 sayılı Kanun ile de yeni hükümler getirildiği gözönüne alınmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu nedenlerle, 6831 Sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince orman niteliğinin kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması,

nakline karar verilen devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi amacıyla düzenlenen 19.04.2012 tarihli ve 6292 Sayılı Yasa 26.04.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş ve aynı kanunla 17.10.1983 tarihli 2924 sayılı Orman Köylerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış,

bu cümleden diğer birçok hükmün yanısıra 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine geri verilmesi gibi konular düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerin dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, HMK’nın 20. maddesi gereğince sadece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aynı kanunun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.’ gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kadastro mahkemesince de sulh hukuk mahkemesince uyulan bozma ilamına göre genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya gönderilen 20. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarih 2015/5276 E.- 2015/9782 K. sayılı kararıyla ‘‘Dairenin 2013/8794 E.- 9328 K. sayılı ilamında taşınmazın değerine göre görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğunun belirtilmiş olduğu ve sulh hukuk mahkemesince de bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması’’ gereğine değinilerek yargı yeri sulh hukuk mahkemesi olarak belirlenmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 2717 parsel ve 3666 parselin orman bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 405,94 m2'lik bölümüne yönelik davanın kabulü ile bu yerlere ilişkin 2/B işleminin iptaline, 3666 parselin (B) harfi ile gösterilen 1994,06 m2'lik bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B çalışmasına itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında yapılan arazi kadastrosu, 24.09.1991 tarihinde ilan edilen 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış ve sınırlaması kesinleşmiş olan ormanlarda, kesinleşmiş sınırların aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 28.08.2010- 27.09.2010 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin fiili kullanım durumlarına göre kadastrosu ve ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılmasında tespit edilen hataların sınır ve yüzölçüm yönünden düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden ve 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine 02/06/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/8875, K. 2020/1499, 2 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/8875
Karar No
2020/1499
Tarih
2 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/8877 K.2020/5491
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/8880 K.2020/6774
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/8887 K.2020/1460
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/8903 K.2020/5662
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/8905 K.2020/5665
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/8909 K.2020/6770

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.