İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9544 K.2020/1962

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/9544Karar2020/1962Tarih18 Haziran 2020Okuma4 dk · 760 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/9544 E., 2020/1962 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

760 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı 06.02.2013 tarihli dilekçe ile ... köyü 1961 parsel sayılı taşınmazı 24.09.2012 tarihinde satın aldığını, 15.10.2012 tarihinde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/463 E. - 1999/615 K. sayılı kararı dayanak alınarak taşınmazın 67587 m² bölümünün orman sınırları içinde kaldığından tapusunun iptal edildiğini, 6292 sayılı Kanuna göre iadesi için yaptığı başvurunun reddedildiği, tapu kaydının oluşumundaki hatalardan Devletin sorumlu olduğunu ileri sürerek TMK'nın 1007. maddesi uyarınca zararının tazminini istemiş, 12.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını arttırmıştır.

Hazine vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 25.06.2015 gün ve 2015/3143 esas, 2015/6430 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Bozma ilamında “4721 sayılı TMK'nın 2. maddesine göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”

Aynı Kanununun 3. maddesine göre ise, “Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.

Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”

Medenî Kanunun 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet, “Hakların kazanılması” ile ilgili olduğu halde, Medenî Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma “Hakların kullanılması” ve “Borçların yerine getirilmesinde” söz konusu olur.

Dürüst davranma, “Bir hak sahibinin, hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuskar, makul, fiilinin neticesini bilen, orta zekalı her insanın benzer hadiselerde takip edecek olduğu yolda hareket etmesi” anlamındadır.

TMK’nın 2/I hükmü herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü Medenî Kanununa göre dürüstlük kuralları verir.

TMK'nın 2/II maddesi ise hukuk kuralları tarafından kişilere tanınan yetkilerin olduğu gibi kullanılması, diğer kişiler ve toplumlar için çoğu kez katlanılması güç olan sonuçlar doğurabileceğinden, hukukta ortaya çıkabilecek gerçek olmayan kanun boşluklarının giderilmesini amaçlamaktadır.

Somut olayda; 1961 parsel sayılı taşınmazın 67587 m² bölümü, önceki malikler ile Orman Yönetimi arasında görülen dava neticesinde verilen Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin

1993/463 E - 1999/15 K sayılı hükmü ile iptal edilerek orman niteliğinde Hazine adına tescil edilmiş ve hüküm 15.05.2000 tarihinde kesinleşmiş; ancak, mahkeme hükmü, İİK'nın 28. maddesi uyarınca tapu siciline şerh verilmemiştir.

TMK'nın 1007. maddesine dayanılarak açılan davalar için, ayrıca zamanaşımı süresi belirlenmediğinden, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 146. maddesindeki (818 sayılı Kanunun 125. maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması esas olup, eldeki davada önceki malikler yönünden, tapunun iptal edildiği mahkeme hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre 15.05.2010 tarihinde dolmuştur.

Davacı taraf, 31.000.- TL bedel karşılığında ...'a ait 7/10 hissenin tamamını 24.09.2012 gün 17616 yevmiye numaralı işlem ile satın almış, bu işleme ilişkin resmî senette taşınmazın orman sınırları içinde olduğu ve tüm vecibeleri bilinerek alındığı belirtilmektedir.

Bu satış işleminden sonra, davacı taraf vekili aracılığıyla 15.10.2012 tarihli tescil istem belgesi ile Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1993/463 E. - 1999/15 K sayılı kesinleşmiş ilamının infazı ile iptal edilen bölümünün Hazine adına, geri kalan bölümün ise davacı ve diğer malikler adına tescili istenmiş ve tapu sicil müdürlüğünce yapılan ifraz işlemi sonucunda 67587 m² bölüm orman niteliğiyle Hazine adına 2183 parsel sayısında, geri kalan 1858 m² bölüm ise 7/10 payı davacı adına, diğer payları ise ... ve arkadaşları adına tescil edilmiştir.

Görüldüğü üzere, tapu kaydının iptal edildiğine ilişkin mahkeme hükmünün İİK'nın 28. maddesi uyarınca tapu siciline şerh verilmediği halde, gerek davacının satın aldığı tarihte düzenlenen resmî akit senedinin içeriği, gerekse de satın alma tarihi ile infaz için yapılan başvuru tarihi arasındaki süresinin kısalığı nazara alındığında davacının tapu kaydının orman olarak iptaline ilişkin mahkeme hükmünden haberdar olduğunun kabulünün gerektiği; davacının bunun getirdiği yükümlülük ile satın aldığı, önceki malik yönünden oluşan zamanaşımı süresinin aşılabilmesi amacıyla satış işleminin gerçekleştirildiği,

hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK'nın 3üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca “durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı” hususu dikkate alınarak, davacının iyiniyetli olduğunun somut olayda kabulü mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.” denilmiştir.

Davacı vekilinin karar düzeltme talebi de Dairemizin 16.05.2016 gün ve 2016/5200 E. - 2016/5504 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9544, K. 2020/1962, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/9544
Karar No
2020/1962
Tarih
18 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/9546 K.2020/10208
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/9548 K.2020/4910
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9554 K.2020/1961
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9557 K.2020/1920
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9561 K.2020/1875
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/9562 K.2020/1871

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.