KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2017/9917 E., 2020/2263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 18/07/2013 havale tarihli, dava dilekçesi ile davacının 260/930 payının maliki olduğu ... ilçesi, ...-3 mahallesi 26457 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yörede gerçekleştirilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisine alındığını ancak taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek orman kadastro komisyonu işleminin iptali ile taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 2000 yılında yapılıp, 27.04.2001 tarihinde ilan edilmiştir. Yörede 1951 yılında yapılan genel arazi kadastrosu ise 23.11.1950 ila 24.12.1950 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşmiştir.
Mahkemece 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmaz başında keşif icra edilerek taşınmazın orman tahdidine göre konumu belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin doğrudan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyada yer almalı, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, büro orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer,
kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı
belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9917, K. 2020/2263, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama