İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/1282 K.2019/7600

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2018/1282Karar2019/7600Tarih18 Aralık 2019Okuma7 dk · 1.460 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2018/1282 E., 2019/7600 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2019
Mahkemesi
..... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.460 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili; müvekkillerinin 23/05/1989 tarih, cilt:71, sahife:25 sıra:21'de kayıtlı, ...., doğusu kısmen yol, kısmen 329 ada 1 parsel, batısı hali arazi, güneyi yol, ötesi 116 ada 22, 58, 59, 55, 54 parseller ve kısmen 115 ada 1 parsel, kuzeyi 104 ada 232, 243, 197 parseller ile kısmen 331 ada 8 parsel, kısmen 330 ada 1 parsel ile çevrili 86.318,43 m2 yüzölçümlü taşınmazın maliki olduklarını, çevresindeki taşınmazların kadastro tespitlerinin yapılmasına rağmen davacılara ait taşınmazın tespit dışı bırakılması nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesi için davacıların taşınmazlarının tespitinin yapılarak krokilendirilmesi,

ada, parsel numarası verilmesi talebiyle 2006 yılında.....Mahkemesinde 2006/119 Esas sayılı dosya ile açtıkları davada taşınmazın sınırlarının belirlenerek tapuya tescil kararı verildiğini, bu kararın Yargıtayca bozulduğunu, sonrasında ....Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın istem üzerine asliye hukuk mahkemesine gönderildiğini, .....

Mahkemesinde görülen davada taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının "orman" vasfıyla Hazine adına tesciline, (B) kısmının da imar planında "yol ve park" olarak düzenlenmiş olması nedeniyle özel şahıslar adına tapuya tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın da Yargıtayca bozulduğunu ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/261 E. sayılı sırasına kaydedildiğini, bu kez ise taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmının "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine düzeltilerek onanmasına karar veriliğini,

netice olarak çok değerli taşınmazları hiçbir bedel ödenmeksizin müvekkillerinin elinden alınarak mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, Anayasa mahkemesine de bireysel başvuruda bulunulduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; Davacının davasının kısmen kabulü ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle 20.000.000.-TL tazminatın davalı Hazineden alınarak 1/4 hissesine tekabül eden 5.000.000.-TL'nin davacı ...'e, 3/4 hissesine tekabül eden 15.000.000.-TL'nin davacı ...'e verilmesine, söz konusu miktara davacıların hisse oranı da gözetilerek dava tarihi olan 15.07.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 64.160,469.-TL bakımından harç yatırılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm sadece davalı Hazine vekilince istinaf edilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin..... Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli 2015/385 E. - 2016/536 K. sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin yaptığı başvuru ile ilgili olarak.....

23/05/1989 tarih, cilt:71, sahife:25, sıra:21'deki tapu kaydının, geldileri ile birlikte incelenmesinde 919 m² miktarlı olduğu, bu durumda, davacıların taşınmazın tamamı için değil tapu sicilinin hatalı tutulduğu iddiasıyla tapunun miktarı kadar yer yönünden tazminat isteminde bulunabilecekleri, ilk derece mahkemesince yapılması gerekenin dava konusu yerde yeniden keşif yapılarak, dinlenecek mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu yere ait olup olmadığının belirlenmesi,

tapu kaydının dava konusu yere ait olduğunun anlaşılması halinde, dava konusu yerin büyüklüğü de dikkate alınarak kapsadığı kısmın da belirlenmesi ve bu kısmın değerinin tapu miktarı (919 m²) ile sınırlı şekilde tespit edilerek davacıların zararının tazmini hususunda karar verilmesi olduğu,

burada dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun da, tapu kaydının dava konusu yere ait olduğunun anlaşılması halinde tazminat miktarının zararın meydana geldiği tarih itibariyle belirlenmesi gerektiği, bu tarihin ise, davacıların açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddine ilişkin kararın Yargıtay’ın karar düzeltme talebinin reddine ilişkin verdiği karar neticesinde kesinleştiği tarih olduğu (tapuya dayalı mülkiyetin kaybedildiği tarih), ayrıca, taşınmazın değerinin tespit edilmesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinde belirtilen yönteme göre oluşturulacak bilirkişi kurulu aracığı ile keşif yapılması gerektiği, mahkemece,

iki bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının da doğru görülmediği, gerekçesiyle; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca, ....

2015/385 E.–2016/536 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, kesin olarak karar vermiş, bu hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş, verilen ilk kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine dair .....verilen 15/01/2018 tarih 2017/401 E. - 2017/747 K. sayılı ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

...... Hukuk Dairesi; verdiği 19/10/2017 tarihli kararın hüküm fıkrasında, HMK'nın 353 ve 362/1-a hükümlerine yollama yaparak verdiği ilk derece mahkemesine geri göndermeye dair kararın kesin olduğu gerekçesiyle karara karşı temyiz yolunu kapatmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi, bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilemeyecek kararlarını düzenlemekte olup, anılan hükmün 1. fıkrasının "a" bendine göre, 2017 yılı için temyiz edilebilirlik sınırı, miktar ve değeri 41.530,00.-TL'nin üzerinde olan davalara ilişkin kararlardır. Dolayısıyla menfaati 41.530,00.-TL'yi geçmeyen tarafın temyiz yoluna başvurma hakkı yoktur.

Somut uyuşmazlıkta, dava ilk olarak 100.000,00.-TL üzerinden açılmış, ıslahtan sonraki haliyle 84.160,00.-TL olarak davaya devam edilmiş, davanın 20.000.000-TL'lik kısmına ilişkin nispi harç yatırıldıktan sonra kalan kısmına yönelik olarak ise maktu harç yatırılmış olup, bu hususun 13.12.2016 tarihli celsede davacı vekilince açıklanarak davanın tamamının kabulü yönünden talepte bulunulduğu dikkate alındığında, ortada HMK. m.362-1/a hükmünde belirtilen sınırın üzerinde bir istemin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan somut uyuşmazlığın özüne aykırı olarak uygulanan HMK'nın 353/1-a.6 hükmü uyarınca delillerin hiçbirinin toplanılmadığı, gösterilen delillerin hiç değerlendirilmediği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine dair kesin olarak karar verilmiş olması da usül ve kanuna aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle; bölge adliye mahkemesince verilen 19/10/2017 tarihli kısmen kabul kararının kesin olduğu nitelemesi yerinde olmayıp, bu kararın sonrasında bölge adliye mahkemesince 15/01/2018 tarih, 2017/401 E. - 2017/747 K. sayılı "ek karar" ile temyiz talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmediğinden "ek kararın" kaldırılması gerekmiş olmakla, ......19/10/2017 tarih, 2017/401 E. - 2017/747 K. nolu ilamının esastan incelenmesine geçilmiştir. Buna göre;

Öncelikle 6100 sayılı HMK.nın 355. maddesi. "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." hükmünü amir olup buna göre, bölge adliye mahkemesi incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapacaktır.

Temyiz incelemesinden farklı olarak bölge adliye mahkemesince yapılacak incelemede tarafların ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle bağlı kalınmasının nedeni; istinaf incelemesinin, ilk derecede verilen ilk kararın denetlenebilmesi suretiyle verilen ilk kararın devamındaki ikinci bir yargılama niteliğinde olmasıdır. Buna göre; bölge adliye mahkemesi kural olarak tarafların ileri sürdükleri istinaf sebepleriyle bağlı kalacak ve yapılacak olan yargılama tümüyle tekrarlanmayacaktır.

Somut uyuşmazlıkta; davalı Hazine tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, hatta davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde, bölge adliye mahkemesi kararında ele alındığı şekilde bir istinaf sebebi bulunmamaktadır. Buna rağmen, istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir hususun bölge adliye mahkemesince istinaf sebebi olarak ele alınıp değerlendirilmesi HMK'nın 355. maddesi hükmüne aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Son olarak; 6100 sayılı HMK.nın 353/1-a.6 maddesi: " (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:... 6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması." hükmünü emretmektedir.

Anılan madde hükmü uyarınca;....Dairesince davanın esasına girildikten sonra fakat duruşma yapılmaksızın, "HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca, .... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine" karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Zira kanun koyucu; istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmasına gerek olup olmamasına göre ikili bir ayrım yapmış olup, sadece HMK'nın 353. maddesinde sayılan istisnai hallerde, bölge adliye mahkemesince duruşma yapılmaksızın karar verilmesi mümkündür. Maddede sayılan haller dışında ise istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmalıdır. Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça yargılamanın duruşmalı olarak yapılması zorunludur.

HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde usule ilişkin bir nedenle duruşma yapılmadan verilebilecek olan kararlar düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesi. "Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" halinde esasa girmeksizin usule ilişkin karar vererek dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebilecektir, bu kararlar kesin niteliktedir.

Somut uyuşmazlıkta;.....19/10/2017 tarihli kararı, HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde yer alan, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbirinin toplanmamasına veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olmasına dayandırılmış olup; bu kapsamda; her iki tarafın ellerindeki delilleri mahkemeye sundukları, taraflarca gösterilen diğer delillerin ise re'sen mahkemece dosyaya celbedildiği, ilk derece mahkemesince yazılan gerekçeli kararda toplanan delillerin neler oldukları ve nasıl değerlendirildiklerinin ayrıntılı olarak açıklandığı anlaşılmış olmakla;

bu durumda bölge adliye mahkemesi kararında belirtildiği gibi "delillerin hiçbirinin toplanmaması veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi" suretiyle karar verilmiş olmasından bahsedilemeyecektir.

Özetle....; ileri sürülen istinaf sebepleriyle bağlı kalınmaksızın, uyuşmazlığın esasına girildikten sonra, duruşma yapılmaksızın, somut uyuşmazlığın özüne aykırı olarak uygulanan HMK'nın 353/1-a.6 hükmü uyarınca delillerin hiçbirinin toplanılmadığı, gösterilen delillerin hiç değerlendirilmediği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine dair kesin olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiş, anılan eksikliklerin giderilmesi için .....Dairesinin 19/10/2017 tarih, 2017/401 E. - 2017/747 K. nolu ilamının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda, açıklanan gerekçelerle, temyiz isteminin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararının kaldırılarak; temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kararın bir örneğinin de ilk derece mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/12/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/1282, K. 2019/7600, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1282
Karar No
2019/7600
Tarih
18 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/1284 K.2019/10167
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/1286 K.2019/10161
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1287 K.2019/23791
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/1289 K.2019/12052
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1289 K.2019/5163
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/1289 K.2019/9583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.