KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2018/3739 E., 2019/519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davalıların 2010 yılında yönetim kurulunda görev yaptıklarını, görevleri sırasında usulsüz işlemleri nedeniyle siteyi zarara soktukları beyanıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece; davalıların yönetimi esnasında zararın varlığının olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmış olup 25/07/2013 tarihli kök raporda ve de 27/09/2017 tarihli ek raporda davacı tarafın alacak iddiasını somut delillerle ispat edemediği belirtilmiş, söz konusu raporlar hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eski yönetimin sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; özellikle bilirkişi kök ve ek raporunda; hali hazırdaki belge ve evraklarla zarar ve zarar miktarının tespit edilemeyeceği, eksikliklerin tamamlanmasının ardından yapılacak incelemenin (örneğin faturalardaki işlerin yapılıp yapılmadığı, borç miktarları devreden kasa bakiyelerinin tespiti, faturaların sahte fatura olup olmadığı, yapılan işlerin piyasa fiyatları üzerinde olup olmadığı hususları)görev ve yetki alanları dışında olduğu ayrıntılı açıklanmış olmakla bu haliyle bilirkişi raporları denetime ve hükme elverişli değildir.
Mahkemece davalıların yönetimde olduğu dönemde yapılan işler ile davalıların yöneticilik görevleri döneminde kat malikleri adına zarara sebep olup olmadıkları konusunda tarafların tüm delilleri toplanarak ana taşınmaza ait bütün defter, fatura, harcama makbuzları vs. gibi belgeler de temin edilip hükme ve denetime elverişli konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/3739, K. 2019/519, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama