İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/4713 K.2020/2011

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2018/4713Karar2020/2011Tarih22 Haziran 2020Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2018/4713 E., 2020/2011 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, 05.10.2009 tarihli dilekçesiyle, müvekkillerinin ... ilçesi, ... köyü, Kanlıca mevkiinde bulunan ve tapu kaydı kapsamında olan taşınmazın maliki olduklarını, ancak bu tapunun kadastro çalışmaları sırasında uygulanmadığını, Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/220 E. - 1997/125 K. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararıyla da taşınmazın müvekkillerinin tapulu arazisi olduğunun kabul edildiğini, ayrıca kadastro çalışmalarından önce bahse konu yerde kamulaştırma yapacak olan EPDK tarafından mülkiyet tespitinin yaptırıldığını ve bu yerin müvekkillerine ait olduğunun belirlendiğini iddia ederek,

ada ve parsel sayısı belirtmeden dava konusu yerin tapusunun iptali ve müvekkilleri adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Dosya arasında bulunan fen bilirkişisi ...’ın 20.07.2010 tarihli raporundan, dava konusu edilen taşınmazın krokide (161/A) ile gösterilen 4377,02 m² yüzölçümündeki bölümünün ...

Çayı yatağı içinde sular altında, aynı krokide (161/B) ile gösterilen 5936,46 m² yüzölçümündeki bölümün ise, 161 ada 1 sayılı orman parseli içinde yer aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 07/10/2013 gün ve 2013/7223 E. – 8884 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “...Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Alınan raporlar, çekişmeli taşınmazın öncesi ile şimdiki niteliğini ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir.

Öncelikle, davacı gerçek kişilerin dayandıkları, Ekim 1962 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren (Eski Türkçe olması halinde Eski Türkçe kayıtlarının tercüme ettirilmesi veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı'ndan istenerek) tüm gittileri ve varsa krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon durumu sorularak, revizyon gömüş ise, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, (Sadaklı mahallesi çalışma alanı kapsamında kalan dere ötesi komşular dahil) en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ilgili yerlerden getirtildikten sonra,

bu belgeler çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; dayanak tapu kaydı, 3402 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince zemine uygulanarak,

zeminde tam ve kesin kapsamı belirlenmeli, sınırında orman olduğundan 20/C maddesi gereğince miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmeli, sınırlarda adları okunan komşular çizilecek kroki üzerine kadastro tespit malikleri ile bağ kurularak yazılıp, keşfi izleme olanağı saptanmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırıldıktan sonra dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu belirlendiği takdirde, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre tapu kaydının

4785 ve 5658 sayılı kanunlar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, jeolog bilirkişiden dava konusu edilen yerin aktif dere yatağı olup olmadığı veya kısmen aktif dere yatağı ise aktif dere yatağı olan bölüm veya bölümlerini belirleyecek şekilde rapor alınmalı, aktif dere yataklarının tescile konu olamayacağı da gözetilip toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir...” denilmektedir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişilerinin 30/03/2015 tarihli rapor ve krokide (1-B) ile gösterilen 2956,98 m²'lik kısmının ifraz edilerek davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline, geriye kalan kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve ... tarafından (B) harfli bölümü ile gösterilen yere yönelik olarak temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 12/04/2017 gün ve 2015/14937 E. - 2017/3150 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma kararında; 1) Davalılar Orman Yönetimi ve belediyenin itirazlarının incelenmesinde; uzman bilirkişi raporlarından (B) harfi ile gösterilen taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; bilirkişilerin raporları ve ekindeki krokilerde (B) harfi ile gösterilen bölümün eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacıların dayandığı Ekim 1962 tarih ve 42 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği, ancak bilirkişi raporlarında kısmen su altında kaldığı kısmen fındık bahçesi vasfında olduğu belirlendiği halde fen bilirkişisi tarafından bu bölümlerin ayrı ayrı gösterilip ifraz işleminin yapılmadığı, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın tümü hakkında davacılar adına tescil hükmü kurulduğu, halbuki su altında kalan bölüm hakkında tescil kararı verilemeyeceği, mülkiyetin tespitine kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.

Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kain 161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişileri ... ve ... tarafından hazırlanarak Mahkememize sunulan 30/03/2015 tarihli rapor ve krokide (1-B) harfi ile gösterilen 2956,98 m²'lik kısmının ifraz edilerek davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısmın ise 199.949,54 m² olarak ve orman vasfıyla aynı adanın son parsel sayısı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

fen bilirkişilerin 30/03/2015 tarihli raporunda (1-A ve 1-C) harfleri ile gösterilen kısımlar hakkında açılan davanın ise subut bulmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz kısmen orman alanı içinde, kısmen orman alanı dışında bırakılmıştır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden, 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca da Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına

22/06/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/4713, K. 2020/2011, 22 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4713
Karar No
2020/2011
Tarih
22 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4717 K.2020/3147
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4726 K.2020/6088
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4727 K.2020/13512
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4729 K.2020/5907
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/4734 K.2020/5073
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4737 K.2020/3761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.