İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2019/3185

....... Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2019/289Karar2019/3185Tarih7 Mayıs 2019Okuma4 dk · 759 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2019/289 E., 2019/3185 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

759 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

....... Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların kat mülkiyetli anataşınmazın üst katındaki teras dairenin malikleri olduğunu, ön ve arka terastan sızan suların müvekkillerine ait daireye zarar verdiğini, bu zarar ve hasar sebebi ile bağımsız bölümün kullanılamadığı ve kiraya verilemediğini, bu sebeple ihtar tarihinden itibaren 12 aylık kira mahrumiyeti olarak 20.400,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davacılara ait zararın davalıların kullanımında olan terastan kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar 18. Hukuk Dairesinin 2014/13550-2015/3424 E.-K. sayılı ilamı ile "...Dava konusu terasların, davalıların kullanımında bulunan özel nitelikli bir yer olduğu kabul edilse bile, terasların ortak alan olma vasfını değiştirmez... alt kattaki su sızıntısı ve hasarın meydana gelmesinde davalıların özel surette herhangi bir kusurundan veya haksız eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının saptanarak,

eğer davacılara ait bağımsız bölümdeki su sızıntısı ve zarar davalıların herhangi bir kusur veya haksız eyleminden kaynaklanmış ise davalılar iş bu zarardan şahsen sorumlu olacaklar, eğer kişişel kusur veya haksız eylemleri yok ise projesinde ortak alan olan terasın bakım ve onarımının bütün kat maliklerinin sorumluluğunda bulunduğu dikkate alınarak meydana gelen hasar ve zarar sonucu oluşan kira kaybından davalıların arsa payına düşen miktara hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanan bilirkişi raporu doğrultusunda tüm kira kaybının davalılardan tahsili yönünde karar verilmiş olması,

davalılar vekili tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan fotokopilere göre, davacılara ait bağımsız bölümün hasar ve zarara karşı sigortalandığı, sigorta şirketi tarafından davacılara bir kısım ödemeler yapıldığı, halafiyet ilkesi gereği de sigorta şirketinin davalılara rücu ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece kira kaybı istenilen döneme ait davacıların sigorta şirketinden herhangi bir ödeme alıp almadıkları, almış iseler miktarı tespit edilerek, bu ödemelerin kira kaybından mahsup edilip edilemeyeceğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir... " gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyulması sonrasında mahkemece davacıların davasının kısmen kabulü ile 16.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık mahrum kalınan kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Dosya içerisindeki belgelerin incelenmesinde; İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesince 27/09/2018 tarihli 2017/129 E.- 2018/859 K. sayılı kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verildiği, mahkeme kararının davacıya .......

07/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz dilekçesinin 10/12/2018 tarihinde kaydedildiği; davalıya karar tebliğinin 05/11/2018 tarihinde yapıldığı ve davalı tarafça kararın 19/11/2018 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda HUMK'nın 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, 07/05/2019 gününde oy çokluğu ile karar verildi. ......

KARŞI OY YAZISI

Temyiz incelemesinde 1086 sayılı HUMK'nın uygulanması gerektiği, sulh mahkemesi kararlarının temyiz süresinin tebliğden itibaren 8 gün olduğu açıktır.

Ne varki; sulh hukuk mahkemesi, kısa ve gerekçeli kararında, temyiz süresi "8 gün" olmasına rağmen "iki hafta" olarak belirlemiş, bu hüküm davacıya 7/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz dilekçesinin 10/12/2018 tarihinde kaydedildiği; davalıya karar tebliğinin 5/11/2018 tarihinde yapıldığı ve ve davalı tarafça kararın 19/11/2018 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, kanun yolu başvurusunda, mahkemece hatalı belirlenen sürenin mi, kanunda belirlenen sürenin mi uygulanması gerektiği, mahkeme kararında belirtilen sürenin kabul edilmemesi halinde adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkının engellenip engellenmediğinin incelenmesi gerekir.

Anayasanın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, yine taraf olduğumuz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de, herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmış olup, bu madde kapsamında, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.

Yasal düzenlemeler ve belirtilen olgular ışığında değerlendirildiğinde; davalı, mahkemenin kısa ve gerekçeli kararında belirtilen süreye uyarak, bu süre içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. Hakim, uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünü tespit edip uygulamakla yükümlüdür. (1086 sayılı HUMK'nın madde 76, 6100 sayılı HMK 33. maddesi).

Mahkemenin, kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü göz önüne alındığında, mahkeme tarafından kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi sonucu davanın taraflarının kanun yolu başvuru talebinin süreden reddedilmesi, hatanın tüm sonuçlarının davanın taraflarına yüklenmesi, adil yargılanma hakkı kapsamında adalete erişim hakkının sınırlandırılmasıdır.

Bu gibi hallerde, usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması, mahkemenin kanun yolu ve süresini hatalı belirlemesi halinde, kararda belirtilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında süresinde yapıldığının kabül edilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek, temyiz incelemesinin yapılması gerektiğini düşündüğümden, çogunluğun kararına katılamıyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/289, K. 2019/3185, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/289
Karar No
2019/3185
Tarih
7 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2019/11827
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2019/6690
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2019/5133
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/289 K.2019/3332
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/289 K.2019/3951
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/290 K.2019/5331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.