KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/12111 E., 2016/3270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.05.2011 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın suç tarihinde ... ilçesi ... ... Ocağı'nda doktor, diğer sanıklar ... ve ...'in ise aynı yerde hemşire olarak görev yaptıkları, olay tarihinde ... isimli şahsın 05.04.2004 tarihli şikayetinde, eşine ait sağlık karnesi ile ilaç almaya gittiğini, ...
Eczanesi'nde sağlık karnesinin kaldığını, yaklaşık 3 ay kadar her ilaç almaya gittiğinde kendisine ilaçları vermelerine rağmen sağlık karnesini vermediklerini belirttiği, yapılan araştırma sonucunda .. ilçesinde ikamet eden kişilere ait sağlık karneleri kullanılarak bu kişiler adına ..., ..., ....t Hastanesi, ... Göğüs Hastalıkları Hastanesi, ... Devlet Hastanesi,... Sağlık Merkezi ve ...
Devlet Hastanesi'nde görevli doktorlar tarafından usulsüz olarak reçete düzenlendiğinin tespit edildiği, bu bağlamda ... ...
Sağlık Ocağı'nda 21.10.2003 ve 20.02.2004 tarihleri arasında düzenlenmiş reçetelerin müştekilerin bilgisi dışında muayeneleri yapılmadan ve kullanmadıkları ilaçlar yazılmak suretiyle sahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, yapılan kriminal incelemede, ... ve ... adına düzenlenmiş reçetelerde yer alan imzaların sanık ...'in eli mahsulü olduğu, 83 adet reçete üzerinde yer alan imzaların sanıkların eli mahsulü olduğuna dair bulguya rastlanmadığı, 22 adet reçete üzerinde imza bulunmadığının tespit edildiği,
bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, mahkemece her ne kadar sanıkların beraatine karar verilmiş ise de. UYAP üzerinden yapılan incelemede, adı geçen ... Eczanesi yetkilileri ile bir kısım doktorların benzer eylemler nedeni ile ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/296 Esas 2013-40 Karar sayılı dosyasında sanık olarak yargılandıklarının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbeti araştırılarak mümkün olduğu takdirde bu iki davanın birleştirilmesi, aksi halde davayı ilgilendiren kısımlarının dosya içerisine alınması ile dosyanın eczacı ve doktorlardan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek suça konu reçetelerinin usule, ilaçların yazılış sıklıklarının teşhis ve tedaviye uygun olup olmadığı konusu da açıklığa kavuşturularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/12111, K. 2016/3270, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama