KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/198 E., 2015/420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
1- Katılan adına sahte cep telefonu hattı abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia ve kabul olunan sanık ...'in, suçlamayı kabul etmemesi, sanığın yazı ve imza incelemesinin yapılmamış olması, sözleşme ekinde ibraz edildiği iddia olunan nüfus cüzdanı fotokopisinin dosyada bulunmaması,
hattı fiilen kullanan kişinin dinlenilmemiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, suça konu hatta ilişkin HTS raporları getirtilip, tespit edilebilmesi halinde hattı fiilen kullanan kişi dinlenilerek sözleşmenin ne şekilde düzenlendiği soruşturulup, 21.02.2008 tarihli [TELEFON] numaralı hatta ait abonelik sözleşmesindeki imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemelesi yaptırılması,
sanığın sorumluluğunun boyutunu belirleyebilmek açısından sözleşme ekinde nüfus cüzdanı ibraz edilip edilmediğinin tespitiyle, edilmiş ise nüfus cüzdanının sahte olup olmadığının araştırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez,
evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
3- Kabul ve uygulamaya görede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesindeki "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmü karşısında, dosya arasında bulunan adli sicil kaydındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olup CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği nazara alınarak,
sanık hakkında, takdiri indirim nedeni ve ertelemeye ilişkin hükümler uygulanırken sanığın yargılama sırasındaki tutumu, daha önce hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum edilmemiş olması dikkate alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate varıldığının belirtilmesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun erteleme hükümlerine göre daha önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden "daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/198, K. 2015/420, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama