KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/2149 E., 2015/3059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2011/263417
- Mahkemesi
- Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 05/04/2011
- Numarası
- 2010/894 (E) ve 2011/151 (K
- Suç
- Resmi belgede sahtecilk
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık İbrahim müdafinin ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Sanık Mustafa hakkında her ne kadar resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, diğer sanık İbrahim'in herhangi bir delille desteklenmeyen soyut iddiaları dışında mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı Kararlarında açıklandığı üzere. 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir.
Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır.
Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de gözönünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır.
Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, sanıklar hakkında sahte araç muayene işlemi yaptırarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanığın vaki eylemi nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde uygulanmaması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/2149, K. 2015/3059, 15 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama