KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/2610 E., 2015/4380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2012/6393
- Mahkemesi
- Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 19/10/2011
- Numarası
- 2010/1473 (E) ve 2011/1061 (K
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın, katılana ait sürücü belgesini kullanarak suça konu telefon hattına ilişkin Bireysel Abonelik Sözleşmesi Başvuru Formu'nu düzenlettirip kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu sahte belge aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması, denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması,
abonelik sözleşmesi tanzim edilirken ibraz edilen sürücü belgesi üzerindeki resmin sanığa ve katılana aidiyeti araştırılıp, sözleşme düzenlenirken sahte sürücü belgesi kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, gerektiğinde belge üzerinde bulunan imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, katılan adına düzenlenen sahte sürücü belgesi ile ilgili olarak sanık hakkında Ankara14.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/1443 esasına kayıtlı bulunan dava dosyası getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmeleri, değilse bu davayı ilgilendiren gerekli belgelerin onaylı örnekleri dosya içerisine konulmasında sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2- Eylemin sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, bozmayı gerektirmiş,
3- Adli emanete kayıtlı bulunan suça konu belge akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/2610, K. 2015/4380, 2 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama