KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/3685 E., 2015/5810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
1-) 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda, sanığın iş yerinde ... müfettişlerince yapılan denetimler sırasında, 29.08.2008 tarihinde alınan beyanında akrabası olan ...'ın işyerinde servis elemanı olarak çalıştığını ve 05/05/2008 tarihinde de işyerinden ayrıldığını belirttiği, ancak 14.08.2008 tarihinde adı geçen kurumun kontrol memurlarının mahallinde yapmış oldukları denetimde ise ...'ın fiili olarak işyerinde çalışmadığını eski kanun kapsamında kalması için sigortalı girişi yaptığını beyan etmesi şeklindeki eyleminde;
basit bir araştırma ve inceleme ile beyanın doğruluğunun tespiti mümkün olduğundan sanığa yüklenen yalan beyanda bulunma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesine aykırı olarak, 12.05.2009 tarihli iddianamede bahsedilmeyen sanığın kendisine ait işyerinde fiili olarak çalışmayan ...’ın çalıştığına dair 21 Nisan 2008 tarihinde kuruma vermiş olduğu işe giriş bildirgesi ile resmi belgenin düzenlenmesinde yazılı olarak yalan beyanda bulunduğundan bahisle iddianame dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/3685, K. 2015/5810, 2 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama