İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Ceza Dairesi

YARGITAY · 21. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/4614 K.2015/6292

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Esas2015/4614Karar2015/6292Tarih16 Aralık 2015Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

21. Ceza Dairesi 2015/4614 E., 2015/6292 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

1) Sanık ...'nın sahte sertifika ile ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden sürücü belgesi alıp kullanmaktan ibaret eyleminden ötürü; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.07.2010 gün ve 76971-12467 sayılı iddianame ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca açılan davada, ...

31. Asliye Ceza Mahkemesince 06.06.2011 gün ve 432-620 sayı ile; eylemin TCK'nun 38/1, 40/2 ve 204/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gereken “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı ve buna bakmakla ağır ceza mahkemesinin görevli olacağından bahisle görevsizlik kararı verilmesi ve bu karara sanık tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle, itirazı inceleyen ...

10. Ağır Ceza Mahkemesince 29.09.2011 gün ve 416 değişik iş sayı ile; sanığın kamu görevlisi olmadığı gerekçesine dayanılarak, itirazın kabulü ile Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması üzerine, yasa yolu açık olmayan bu karara karşı direnme hakkı da bulunmadığı için uymak zorunda olan ... 31. Asliye Ceza Mahkemesince, 13.12.2011 gün ve 548-1313 sayı ile. “Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı itirazın ...

10. Ağır Ceza Mahkemesince kaldırıldığı, aynı şekilde verilen 30 civarında görevsizlik kararının, diğer Ağır Ceza Mahkemelerince kabul edildiği, nitekim burada sanığın resmi evrak tanziminin sözkonusu olmadığı, resmi evrakın yine resmi devlet memurlarınca tanzim edildiği, ancak sanığın bu belgeyi hak ettiği düşünülerek hazırlandığı, sanığın katılmadığı, imtihanlarına girmediği sürücü belgesini almayı hak etmediğini bilerek, devlet memurlarının bu belgeyi hazırlamasına sebebiyet vermesi suretiyle, devlet memurunun sahte belge tanzimi suçunu işlediğinin açık olduğu, ancak Ağır Ceza Mahkemesinin kararının bağlayıcı olduğu,

fakat sanığın fiilinin tam karşılığı olan gerçek sevk maddesindeki miktara denk olarak ve hak ettiği şekilde cezalandırılması gerektiği; .....1-Sanığın sabit olan sahte resmi belge tanzim etmek ve kullanmak suçundan hareketine uyan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca birden fazla belge düzenlenmiş olması, kastın yoğunluğu nazara alınarak” biçimindeki gerekçe ile sanığın, “takdiren ve teşdiden üç sene hapis cezası ile cezalandırılmasına..." hükmedilmiştir.

Burada ortaya çıkan sorun; uygulama maddesinin ve temel cezanın belirlenmesine ilişkin olan gerekçenin, hukuk ve yasaya uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Öncelikle incelenmesi gereken konu, uygulama maddesinin belirlenmesine ilişkin gerekçedir.

Mahkemece, olaya uyan yasa maddesinin “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğini” düzenleyen madde (TCK 204/2) olduğu tespit edildikten sonra, görevsizlik kararına itiraz edilmesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak verilmiş bulunulması nedeniyle bağlayıcı olduğu değerlendirilen ve suç vasfını “resmi belgede sahtecilik” olarak tespit eden karara istinaden uygulama maddesinin TCK'nun 204/1. maddesi olarak belirlendiği belirtilmektedir.

Halen geçerli olduğunda duraksama yaşanmayan 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alındığında bu gerekçenin hukuka uygun olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

“Başka başka mahkemeler veya mahkemeler ile kaza salahiyetini haiz heyetler arasında selbi veya icabi zuhur eden ihtilaf üzerine tayini merci makamlarınca salahiyetli tayin olunan mahkeme veya heyetin tayini merci kararına karşı ısrar hakkı olmadığı cihetle esas davayı rüyetle neticede taayyün eden suçun mahiyetine ve tetabuk eylediği kanun hükümlerine göre vermeye mecbur olduğu hükmün temyizen tetkiki sırasında tekrar vazife ciheti bahismevzuu yazılarak vazifesizlikten naşi bozulamaz” şeklindeki kararda,

direnme hakkı olmayan bir kararla görevli kılınan mahkemece verilecek kararın artık “görevsizlik” nedeniyle bozulamayacağı ifade edilmektedir. Dolayısıyla; somut olayda, kesinleşmiş merci kararı üzerine dosyayı inceleyen asliye ceza mahkemesince eylemin serbestçe nitelendirilmesi ve belirlenen “vasıf” ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suça ilişkin olsa bile, o vasfa ilişen uygulama maddesiyle hüküm kurulması gerekir.

Bunun dışında, somut olayda olduğu gibi suç vasfının TCK'nun 204/2. maddesine temas ettiği belirlenip asliye ceza mahkemesinin bu suç açısından yetkili olmadığından bahisle aynı Yasanın 204/1. maddesinden hüküm kurulması mümkün olmadığı gibi aksine düşünce ile asliye ceza mahkemesinin 204/2. maddeden kuracağı hükmün “görevsizlik” cihetiyle bozulması da usul ekonomisine uygun değildir.

Kaldı ki, mahkemeden “bozulacağı mutlak olan” bir hükmü, bu durumu bile bile vermesi beklenemez.

Öte yandan, uygulama maddesi belirlendikten sonra, temel cezanın tespit ve tayini sırasında, “birden fazla belge düzenlenmiş olması ve kastın yoğunluğu” dışında, “...sanığın... devlet memurunun sahte belge tanzimi suçunu işlediğinin açık olduğu ancak Ağır Ceza Mahkemesinin kararının bağlayıcı olduğu, fakat sanığın fiilinin tam karşılığı olan gerçek sevk maddesindeki miktara denk olarak ve hak ettiği şekilde cezalandırılması gerektiği” biçiminde ifade edilen gerekçeye de dayanıldığı görülmektedir.

Suça uygulanacak cezanın belirlenmesinde gözönünde bulundurulması gereken hususlar, TCK'nun 61. maddesinde sayılmıştır. Ayrıca, aynı Kanunun 3/1. maddesinde de, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklinde “orantılılık” ilkesine yer verilmiştir.

O halde, hakim somut olayda, belirlediği suç tanımına temas eden yasa maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında, TCK'nun 61 ve 3. maddeleri uyarınca bir temel ceza takdir etmek zorundadır. Bu yapılırken de, belirtilen nedenin (örneğin belge sayısının), 61. maddedeki hangi ölçüte uyduğunun denetime olanak verecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Bunun dışında, cezanın yasada yer almayan, soyut ve özgülenmemiş nedenlere dayalı olarak belirlenmiş olduğu durumlarda, yasaya uygun ve yeterli bir gerekçenin varlığından söz edilemez. Kaldı ki, Anayasa'nın 141, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ve CMK'nun 230. maddeleri uyarınca kararların gerekçeli olması zorunludur.

Bu nedenlerle somut olayda; suç vasfının, TCK'nun 204/2 maddesinin uygulanmasını gerektiren “memurun resmi belgede sahteciliği” olarak belirlenmesine rağmen, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile “resmi belgede sahtecilik” suçundan ve TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması; ayrıca, kabul ve uygulamaya göre de, temel ceza belirlenirken yasaya uygun bir gerekçe gösterilmemiş olması,

2) Sanığın sahte sürücü sertifikası ile sürücü belgesi almaktan ibaret eyleminde koşulları bulunmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,

3) Sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin usulüne aykırı olarak tatbik edilmesi,

4) T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,

5) Dosya içerisinde bulunan suça konu belgenin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 16.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/4614, K. 2015/6292, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Ceza Dairesi
Esas No
2015/4614
Karar No
2015/6292
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/4614 K.2015/8560
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/4614 K.2015/6287
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/4614 K.2015/18871
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/4615 K.2015/17647
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/4615 K.2015/12860
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/4616 K.2015/17644

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.